24 Eylül 2012 Pazartesi
22 Eylül 2012 Cumartesi
duvara dönen kızlar
daha evden çıkmadan kulaklığı taktım
bu seferki yol arkadaşım Ceza.
yeni aldığım ayakkabıları dikkatle giydim.
oldukça özenliyim
çünkü bir önceki ayakkabım, daha eskitemeden çalındı.
yoğun iş temposundan kaçabildiğim nadir hafta sonlarından birinde
tek başıma uzun bir yolculuğu göze alıp
-öyle ki, kıta değiştiriyorum-
şakayla karışık öldüğümde gömülmek istediğim yere gittim
dünyayı taşıyan dünyadaki tek caddeye.
asansör beni kabul etmedi.
bende onun nazını çekecek halde değildim.
merdivenleri tercih ettim.
henüz başıma gelecekleri bilmiyordum.
henüz buraya yazacak kadar
yol boyunca düşünecek kadar
bir hafta geçmesine rağmen etkisini yitirmeyen
"o an" ın farkında değildim.
ta ki dış dünyaya açılan evimizin son kapısını geçerken fark ettim.
merdivenler bitince uzun koridor başladı.
koridorun sonunda iki küçük kız..
fısıldaşıyor ve gülüşüyorlar..
hayatlarının en güzel döneminde olduklarını farkında değiller.
ve de farkında olmadıkları çok şey var.
önemli değil ama ikisinin de başları kapalı.
bunu yadırgamadım.
çünkü bu onların seçimi değil.
sonunda onlar da beni fark etti.
ve yaptıkları şey beni şok etti.
beni görür görmez duvara döndüler ve sustular.
ancak kapı kapanınca "normal" hayatlarına döndüler.
şoku atlattıktan sonra ilk düşüncem
saklanmaları gereken erkeğin ben değil
onların hayatındaki en büyük kahramanları olan babalarının olmasını istedim
bence babalarından kaçmaları gerekir
bu olay bana işin ciddiyetini gösterdi
bu olay bana canım milletimizin ne kadar koyun olduğunu gösterdi
aynı zamanda gelecek yıllarda milletimizin
gelecek yeni iktidarlarla birlikte
yeri gelirse mini etekli - içkili
yeri gelirse başı kapalı - eve kapalı
yeri gelirse kürt-ermeni-yahudi düşmanı - dostu olabileceğini gösterdi
her geçen yıl
kişisel düşüncelerimiz oluşuyor ve giderek sesler yükseliyor
ama ne olursa olsun
her zaman , hep tek düzeliğe koşuyoruz
içki içse de
başı kapalı olsa da
kürt-ermeni-yahudisi sana kalleşlik etse de
acısını herkesten çıkarıyoruz
hatta kendi evladımızdan
canımızdan kanımızdan
kendi kızımızdan bile..
bu seferki yol arkadaşım Ceza.
yeni aldığım ayakkabıları dikkatle giydim.
oldukça özenliyim
çünkü bir önceki ayakkabım, daha eskitemeden çalındı.
yoğun iş temposundan kaçabildiğim nadir hafta sonlarından birinde
tek başıma uzun bir yolculuğu göze alıp
-öyle ki, kıta değiştiriyorum-
şakayla karışık öldüğümde gömülmek istediğim yere gittim
dünyayı taşıyan dünyadaki tek caddeye.
asansör beni kabul etmedi.
bende onun nazını çekecek halde değildim.
merdivenleri tercih ettim.
henüz başıma gelecekleri bilmiyordum.
henüz buraya yazacak kadar
yol boyunca düşünecek kadar
bir hafta geçmesine rağmen etkisini yitirmeyen
"o an" ın farkında değildim.
ta ki dış dünyaya açılan evimizin son kapısını geçerken fark ettim.
merdivenler bitince uzun koridor başladı.
koridorun sonunda iki küçük kız..
fısıldaşıyor ve gülüşüyorlar..
hayatlarının en güzel döneminde olduklarını farkında değiller.
ve de farkında olmadıkları çok şey var.
önemli değil ama ikisinin de başları kapalı.
bunu yadırgamadım.
çünkü bu onların seçimi değil.
sonunda onlar da beni fark etti.
ve yaptıkları şey beni şok etti.
beni görür görmez duvara döndüler ve sustular.
ancak kapı kapanınca "normal" hayatlarına döndüler.
şoku atlattıktan sonra ilk düşüncem
saklanmaları gereken erkeğin ben değil
onların hayatındaki en büyük kahramanları olan babalarının olmasını istedim
bence babalarından kaçmaları gerekir
bu olay bana işin ciddiyetini gösterdi
bu olay bana canım milletimizin ne kadar koyun olduğunu gösterdi
aynı zamanda gelecek yıllarda milletimizin
gelecek yeni iktidarlarla birlikte
yeri gelirse mini etekli - içkili
yeri gelirse başı kapalı - eve kapalı
yeri gelirse kürt-ermeni-yahudi düşmanı - dostu olabileceğini gösterdi
her geçen yıl
kişisel düşüncelerimiz oluşuyor ve giderek sesler yükseliyor
ama ne olursa olsun
her zaman , hep tek düzeliğe koşuyoruz
içki içse de
başı kapalı olsa da
kürt-ermeni-yahudisi sana kalleşlik etse de
acısını herkesten çıkarıyoruz
hatta kendi evladımızdan
canımızdan kanımızdan
kendi kızımızdan bile..
2 Eylül 2012 Pazar
uzun bi aradan sonra
Aslında ben hala
Bayram zamanında
Berber kuyruğunda
Bir kel kafayla
Sırf arkadaşım diye kalfa
Feda ettim saçları
Gençlik çağlarında
Bir sigara
Dumanının hatrına
Büyüdük ya
Yanlış yapmalıyız mutlaka
Yoksa çekilmezmiş dünya
Hadi
Bir gül dikeni
Dedik ya, kan gerekli
Akıt kardeşlik için bedeninden bir damla içki
Şarap misali, yaşlansın dostluklar
Bitemesin uzaklıklar karşısındaki harbi
Gitti ...
Benimki
Ne ara bitti bizim dizi?
Bir son bile yazamadık ki
tekrarı vardır belki.
Yerini almıştır şimdi
her daim hazırdır yüreği
yeni sevdalanmalar bekle, emi.
mc
Bayram zamanında
Berber kuyruğunda
Bir kel kafayla
Sırf arkadaşım diye kalfa
Feda ettim saçları
Gençlik çağlarında
Bir sigara
Dumanının hatrına
Büyüdük ya
Yanlış yapmalıyız mutlaka
Yoksa çekilmezmiş dünya
Hadi
Bir gül dikeni
Dedik ya, kan gerekli
Akıt kardeşlik için bedeninden bir damla içki
Şarap misali, yaşlansın dostluklar
Bitemesin uzaklıklar karşısındaki harbi
Gitti ...
Benimki
Ne ara bitti bizim dizi?
Bir son bile yazamadık ki
tekrarı vardır belki.
Yerini almıştır şimdi
her daim hazırdır yüreği
yeni sevdalanmalar bekle, emi.
mc
30 Ağustos 2012 Perşembe
Asla Arkana Bakma
Tess Gerritsen
Martı Yayıncılık
Nisan 2012
343 Sayfa
Puan : 8
Hayat insanı yalanlara alıştırabilir ama ben içimdeki sesi dinleyip bu sahte dünyanın dışına çıkacağım…
O ses ısrarla ölmediğini söylüyordu; efsanevi pilot Wild Bill Maitland, yani babam, acımasızca hazırlanmış bir oyuna alet edilmiş olabilir miydi? Yaşanan trajedinin üzerinden yirmi yıl geçmesine rağmen gerçekleri gün yüzüne çıkarmalıydım; daha dün gibi hissettiğim hüznü dindirmemin tek yolu buydu. Ama izlerin peşine düştükçe birileri hunharca öldürülüyor, geçmişe doğru attığım her adımda biraz daha dibe çöküyordum. Tek başımaydım, güçsüzdüm ve etrafımda güvenebileceğim kimse yoktu; ta ki onunla karşılaşana kadar…
Romanları dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşmış usta yazar Tess Gerritsen, alışık olduğumuz tarzının dışına çıkarak bizleri bambaşka bir yönüyle tanıştırıyor. İçine romantizm de serptiği macera yüklü kitabı Asla Arkana Bakma heyecan ve gerilimin sınırlarını zorluyor.
Kitaptan Bölümler :
"İşte, kanserin en iyi yanı da bu. İnsanın yarım kalan işleri, yanıtlanmamış soruları bir sonuca ulaştırmaya vakti oluyor. Babam da başlı başına yanıtlanmamış bir soru."
"İşin üzücü tarafı şuydu ki , o hiçbir zaman bir efsanenin kızı olmak istememişti. Onun Vahşi Bill'den istediği şey yiğitlik, cesaret veya kahramanlık değildi.
İstediği şey, hepsinin ötesinde bir babaydı."
"Ona aşık olmam sadece bir ayımı aldı, çekip gidişini seyretmem bir yıldan fazla. Öğrendiğim tek şey, ilişkinin tek bir günde bitmediği. Sevgililerin çoğu ayağa kalkıp öyle aniden çekip gitmiyor. Bunu yavaş yavaş, adım adım, her seferinde inciterek yapıyorlar. İlk olarak, 'Evlenmek şart mı ki, sadece bir kağıt parçası,' diye başlıyorlar. Bunu, 'Bir insan nasıl sonsuza kadar söz verebilir ki?' takip ediyor. Belki de bu işi babamın yaptığı gibi ele alınması en iyisi. Mazaret yok. Sadece çekip gitti."
"'Sana küçük bir tavsiye, Guy,' dedi. 'Sakın oğlundan vazgeçme. Bu terk edilmiş bir çocuğun tavsiyesi, babalar değerli varlıklardır.'
...
'Bazı şeyler vardır ki çocuklar asla unutmaz.'
'Ya da affedemez.'"
"İnsanın sevdikleri tehlike altındayken savaşın şekli değişiyor, öyle değil mi?"
"Willy, neden sürekli kadınların affetmek zorunda olduğunu merak etti."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














