4 Aralık 2009 Cuma

Dan Brown Türkiye'ye geliyor

Uzun süredir merakla beklenen kitap KAYIP SEMBOL, Altın Kitaplar tarafından 10 Aralık'ta piyasaya çıkıyor hem de büyük bir sürprizle!

Yayıncılıkta 50. yılını kutlayacak olan Altın Kitaplar, 9 Aralık'ta İstanbul Four Seasons Bosphorus'ta yapılacak olan kutlamada Dan Brown'ı konuk edecek. İlk baskısı 150.000 adet olarak yapılan Kayıp Sembol' ün yeni bir Dan Brown fırtınası estirerek çok satanlar listesini alt üst etmesi bekleniyor.

Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol’de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası'nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur.

Kongre Binası’na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir.

Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?...

Küresel ısınmaya '20 ilaçlık reçete'

İnsanlık birçok farklı yöntemle doğaya zarar vermeye devam ederken üzerinde yaşadığımız Dünya alarm vermeye ve uyarılarına devam ediyor.

Uyarıların gözardı edilmeyecek boyutlarda olması dünya liderlerini 7 Aralık'ta başlayacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi'nde biraraya getiriyor.

Zirve öncesi İngiliz The Sunday Times gazetesi Dünyamızın kurtarılması için 20 yıl adlı bir liste açıkladı.Getirilen önerilerin hepsi şu an sahip olduğumuz teknolojiyle yapılabilir ve uygulanabilir olmasıyla dikkat çekiyor. İşte Dünyayı kurtaracak liste;

1)Güneş Enerjisi
2)Karbon depolama
3)Akıllı sayaç
4)Rüzgar Enerjisi
5)Nükleer Enerji
6)Güneş panelleri
7)Hızlı toplu taşıma
8)Karbon ticareti
9)Dalga Enerjsi
10)Çevreci uçaklar
11)Gel-git enerjisi
12)Güneş çatıları
13)Güneş pencereleri
14)Dönüşümlü ısı pompaları
15)İkinci jenrasyon biyoyakıtlar
16)LED ampüller
17)Sıcak su ile enerji
18)Video konferans
19)Teknolojik gelişim
20)Güneş yansıtıcıları

Bu yöntemlerin açıklamalarına buradan ulaşabilirsiniz...

3 Aralık 2009 Perşembe

Harekete geçmezsek neler olacak?

Dünya liderleri kısa bir zaman sonra, küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutmak için bir anlaşmaya varmak umuduyla, Kopenhag’da toplanacaklar. Fakat ya başarılı olunmazsa?

Salınımı azaltmak için alınan önlemlere rağmen önümüzdeki 20, 30 senelik periyotta iklim değişikliğinin sonuçlarıyla yaşayacağız.Sera gazlarının salınımı atmosfere şimdiden değiştirdi ve iklim giderek değişiyor. Fakat bu süreden sonra iklim değişikliğini tamamen atmosfere şimdi ki kadar sera gazı salıp salmadığımız belirleyecek.

Bu iki durum arasındaki fark bize şunu anlatıyor: Bunlardan ilki, iklim değişikliğinin geri dönülmez sonuçları, diğeri ise uzun vadeli ve iklim değişikliğinin geleceği en son nokta. İklim değişikliği zirvesinde liderler de bu kararla yüzleşecekler.

Son noktada iklim değişikliğinin geleceği durumu ve Kopenhag’da başarılı anlaşmaya varılamaması halinde olacakları daha iyi anlamamız için Britanyalı Met Ofis Hadley Merkezi bir harita üretti.

Bu haritada küresel sıcaklığın normalin 4 derece üstüne çıkması halinde ortaya çıkacak etkilerin bir kısmı anlatılmış.

Korkulan Etkiler

Bütün merkezi üretim alanlarında tarım veriminin düşeceği düşünülüyor. Sel baskınlarının genellikle buzulların erimesi sonucu oluştuğu Hindistan ve Çin başta olmak üzere erime birçok yerde suya ulaşmayı da etkileyecek. Nüfus artışının, yükselen sıcaklık ve yağış şekillerinin değişmesiyle birleşmesi 2080 yılında hala su sıkıntı yaşayan 1 milyar insana daha az su olacağı anlamına geliyor. Birçok bölgede deniz seviyesi yükselecek ve bu da fırtınaların etkisiyle birlikte kıyı yerleşimlerini olumsuz etkileyecek. Kıyılarda yerleşimin sık olması ve verimli tarım alanlarının kıyılarda olması durumun ciddiyetini arttıracak. Tuzlu suyun tarım alanlarına ulaşması ve baskınlar her yıl milyonlarca insanın hayatını etkiler hale gelebilecek.

Etkiler gerçekten korkutucu ve liste oldukça kabarık ve karbon salınımının azalması halinde küresel ısınma aynı şeklide devam ederse dünya bu tehlikelerin hepsini ve daha fazlasını yaşayacak. Fakat yine de kararlı ve bağlayıcı önlemler alarak küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutmak mümkün. Her ne kadar bugüne kadar yaşananlar sonucu geri dönülmez bir bedel ödemek zorundaysak da en azından haritada gösterilmeye çalışılanların etkilerini azaltmak elimizde.

İlgili habere buradan ulaşabilirsiniz.

2 Aralık 2009 Çarşamba

Şikayet Korosu

Eğer "Bıktım artık, benim de söyleyecek sözüm var!" diyorsanız, işte size ilginç bir alternatif...

Rutin giden bir hayat, her gün görülen aynı yüzler, gittikçe ağırlaşan hayat şartları, saç yoldurtan iş stresi, bitmek bilmeyen trafik, artan vergiler, yüklü faturalar, kredi kartı ekstreleri, kavgacı komşular ve daha niceleri...
Bir düşünün, gün içerisinde kime kızıyorsunuz, daha başka nelerden şikayet ediyorsunuz? Kaleme almak gerekirse bu liste uzar gider...
En iyisi siz bu şikayetlerinizi “İstanbul Şikayet Korosu” ile paylaşın.

Duyanları şaşırtan bu koro; Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'dan sonra şimdi de İstanbul'da şikayetleri topluyor.Bu koroya katılmak için müzik bilginizin olmasına ya da herhangi bir ücret ödemenize gerek yok. Sadece şikayetleriniz olsun yeter!..

SON BAŞVURU TARİHİ 3 ARALIK
İlk kez 2005 yılında Birmingham'da gerçekleştirilen ve şu ana kadar 22 şehri gezen Şikayet Korosu projesi Avrupa, Amerika ve hatta Uzakdoğu'da gördüğü yoğun ilgiden sonra şimdi de CUMA Güncel Sanat Ütopyaları tarafından İstanbul'da gerçekleştirilecek.

Şikayet şarkısı, katılımcılar ve Amerikalı besteci Michael Ellison ile beraber Aralık ayında arasında yapılacak beş provada yaratılacak. İstanbul Şikayet Korosu’nun galası ise 26 Aralık Cumartesi günü Michael Ellison’ın öğretim üyesi olduğu ve provaların da yer alacağı İstanbul Teknik Üniversitesi Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmaları Merkezi’nde (MİAM) gerçekleştirilecek. İleri tarihlerde ise sürpriz gösteriler var.

CUMA(Contemporary Utopia Management) Güncel Sanat Ütopyaları tarafından yürütülen; İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı desteği ve MİAM işbirliği ile gerçekleşen proje; 2005 yılından beri Birmingham’dan Tokyo’ya kadar tam 22 şehirde sahne aldı.

Mesela Birmingham’da katılımcılar suratsız otobüs şoförlerinden dem vururken Floransa’daki koro otoparkların pahallılığına duydukları nefreti şarkı sözleriyle açığa çıkarmışlardı.

Şimdiye kadar yapılmış tüm Şikayet Koroları www.complaintschoir.org adresinden görülebilir.

İki ünlü sanatçı Tellervo Kalleinen(Finlandiya) ve Oliver Kochta-Kalleinen(Almanya), İstanbulluları şikayetlerini şarkı söyleyerek duyurmak için koroya davet ediyor. Eğer siz de “İstanbul Şikayet Korosu”na katılmak isterseniz; başvurularınızı, şikayetlerinizle beraber 3 Aralık Perşembe günü saat 17.00’ye kadar koro@c-u-m-a.org adresine göndermeniz gerek.
Başvuru formuna şu adresteki sayfanın en altındaki kısımdan ulaşabilirsiniz...

1 Aralık 2009 Salı

1001 Belgesel Film Festivali

Hayatta farklı deneyimleri yaşama taraftarıyım her zaman.
Dolayısıyla bu festival beni cezbetti ve gitmeye karar verdim.Eğer kendime şu anda verdiğim sözü tutup bu belgesel festivaline gidersem yorumlarımı da sizlerden esirgemeyeceğim...

Şimdi biraz festivalden bahsedelim:
Türkiye’de düzenlenen ilk belgesel film festivali olan 1001 Belgesel Film Festivali, 4-11 Aralık tarihleri arasında on ikinci kez dünyanın her köşesinden öyküleri İstanbul izleyicisine taşıyacak.

Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) tarafından, Türkiye’de belgesel sinema kültürünün yerleşmesi ve gelişmesi için düzenlenen 1001 Belgesel Film Festivali, dünya insanlarının yaşamlarını, öykülerini, tarihlerini buluşturarak insanların kendilerini ifade edebilmelerine katkıda bulunmayı, farklı kültürlerin birbirleri hakkında daha fazla bilgi edinmeleri ve böylece farklılıklar konusunda anlayışı ve hoşgörüyü arttırmayı hedefliyor. Bu anlamda daha çok sosyal ve tarihsel konulara vurgu yapan 1001 Belgesel Film Festivali programında dünyanın pek çok farklı ülkesinden filmler yer alıyor.

Festival, gerek Türkiye gerekse dünyanın farklı ülkelerinden, kültürlerinden belgeselleri bir araya getirmenin yanı sıra belgesel sinema alanında çalışmalar yürüten insanlar için de bir platform olma özelliğine sahip.

Festival esnasında film gösterimlerinin yanı sıra panel, söyleşi, ustalık dersi ve “geceyarısı belgeselleri” gibi etkinlikler de gerçekleştirilecek. 12. Festival ayrıca bir süredir ara verilen bir geleneği de devam ettiriyor ve dokuzuncusu gerçekleştirilecek olan “Uluslararası Belgesel Sinemacılar Konferansı”na ev sahipliği yapıyor. Özellikle belgesel sinemacıları bir araya getiren konferansın konusu ise “Bir Sanat Formu Olarak Belgesel Sinema” .
Festival açılışı 3 Aralık 2009 Perşembe akşamı Cemal Reşit Rey salonunda gerçekleştirilecek. 20:30’da başlayacak olan açılışta festival yöneticileri ve festivale destek veren kurum ve kuruluşların temsilcileri birer konuşma yapacaklar. Açılış gecesi ayrıca çeşitli dillerde söylenen şarkılardan oluşan mini bir konser de düzenlenecek.

*12. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali’nde bu yıl yaklaşık 80 belgesel gösterilecek.
*Festival programında ayrıca 2010’da İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Avrupa Sosyal forumu açısından deney paylaşımı olabilecek filmler de yer alıyor.
*Bu yıl İstanbul’da daha önce gösterilmemiş bazı arşivlerden filmler de festivalin programında yer alıyor.
*Festivalin bir diğer önemli bölümünü de müzikle ilgili belgeseller oluşturacak.
*Bu yıl festival programında yer alacak bölümlerden biri de Küba Belgesel Sineması.
*Türkiye’de belgesel sinemanın gelişimine katkıda bulunmayı amaç edinen 1001 Belgesel Film Festivali programının önem verdiği bölümlerden biri de Türkiye’den Belgeseller.

Festivalin sitesini incelerseniz filmlerin listesine ve gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz.