8 Temmuz 2010 Perşembe

Caricaturca 2010

İstanbul Diyalog Derneği, Amsterdam Persmuseum ve Kassel Caricatura Gallery tarafından düzenlenen sergide, Türkiye, Hollanda, Almanya ve İsviçre'den seçilen başarılı karikatüristlerin eserleri yer alacak, yaklaşık 200 eser birbirinden farklı kültürel manzaraları ve bağlamları kıyaslayarak gözler önüne serecek.

Bunların yanı sıra, Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Amsterdam Stichting Democratie en Media, İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu, yine Amsterdam Stichting Röportaj, İsviçre Pro Helvetia Arts Council, dDf Istanbul ve de Anadolu Kültür İstanbul sergiye maddi destekleri ile katkıda bulunmaktadırlar.
Serginin alt başlığı, farklı mizah anlayışlarını kıyaslama hedefiyle ''Küresel-Bölgesel'' olarak belirlendi.
Caricaturca 2010, açık bir sempozyum ile başlayacaktır. Bu sempozyumda on sanatçı işledikleri temel konuları sergileyeceklerdir. Ayrıca panelde karikatüristler kendi aralarında ve seyirciler ile kendi ülkelerindeki mizah boyutlarının sınırlarını ve karikatür krizinin etkilerini de tartışma imkanı bulacaktrlar.
Bunların ötesinde, Türkçe ve İngilizce iki dilde yayımlanacak şekilde 176 sayfalık ‘Caricaturca 2010 – Global and Local’ adlı bir katalog da basılacaktır.
Sergide bulunacak cizerler Joep Bertrams (NL), Jos Collignon (NL), Burkhard Fritsche (D), Gabi Kopp (CH), Güneri İçoğlu (TR), Tom Janssen (NL), Heribert Lenz (D), Sefer Selvi (TR) ve Markus Urfer 'dir (CH)

Açılış: 9 Temmuz Cuma, Saat 19:00, Tütün Deposu, Istanbul
Süre: 10. Temmuz – 6. Agustos 2010
Açılış saatleri: Sali – Cumartesi 11:00 – 19:00
Adres: Tütün Deposu Lüleci Hendek Caddesi No.12 Tophane 34425 Istanbul

kaynak: 1

sağır yürekler

dudaklarım kelime tutmaz oldu
devir parmakların şimdi
kendimi tutasım var
körler görmesin beni
aklı olmayanlar engellenmeli
herkesi yanlızlığa ittim
sadece şarkı mırıldanmaları
kulaklarınızın işittikleri
her nefeste onun adını haykırdım
utanmadınız sağır yürekler
zaman da dururmuş
anladım
zaman da unuturmuş
unuturum
zaman da suçluymuş
savunurum

mc

7 Temmuz 2010 Çarşamba

hayat başlıyor

büyüdün çocuk
büyükler zil çalıyor etrafında
teneffüs bitti diye,

hayat başlıyor
sakın ilk derse geç kalma
asıl şimdi başlıyormuş kavga
her daim karmaşa
çıkışta görüşürüz

iyi ya da kötü
kazanan olmalıymış insan
yoksa sonu derin kuyu,
içtiğin onursuz su
boğazını doldurduğunda
son nefesdir aldığın
unutma

mc

3 Temmuz 2010 Cumartesi

insan yüreğim

en güzel mahkumiyet
kollarında kaybolmak,

şimdi dostlar
aradığınız adam
kayboldu

eskiye göre değerlendirmeyin beni
yoksa üzerim herkesi

uçurumda bulduğum ruhu
bedenime köle ettim
artık sizdenim
insan yüreğim
meleğimi azat ettim

mc

1 Temmuz 2010 Perşembe

Türkiye İsrail'i ilelebet beklemeyecek

Mavi Marmara saldırısı ile krize giren Türk-İsrail ilişkilerinde iyileşme olabilmesi için Türkiye'nin İsrail'den iki beklentisi var. Türkiye'nin bunların gerçekleşmesi için ilelebet beklemeye niyeti yok.
Türkiye Mavi Marmara saldırısı ve 9 kişinin öldürülmesi konusunda İsrail’den en kısa zamanda yanıt bekliyor. Türkiye’nin beklediği yanıt, İsrail’in özür dilemesi, hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödemesi ve diğer zararları da tazmin etmesi.

Bu konuda herhangi bir süre vermeyen Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Türkiye’nin çok fazla beklemeyeceğini de ekliyorlar. Türkiye, İsrail’in bir Türk gemisine uluslararası sularda saldırıp, 9 kişiyi öldürmesinin siyasi değil, hukuki bir olay olduğunu söylüyor.

Türk-İsrail ilişkilerinin geleceği de İsrail’in bu iki koşulu yerine getirip getirmemesine bağlı. Eğer İsrail özür dilemez ve tazminat ödemezse, iki ülke ilişkileri düzelmeyecek. Bu iki koşulun yerine getirilmesi durumunda da ilişkilerin seyrini süreç belirleyecek.

İSRAİL KABUL ETMEZ İSE, KRİZ UZUN YILLAR SÜRER
Bu noktada top şimdi İsrail’de. Eğer İsrail Türkiye ile her türlü ilişkiyi yeniden kurmak niyetindeyse şartları kabul edecek. Aksi halde uzun yıllar bu kriz sürecek. Türkiye’nin bu konudaki tavrı net.

TÜRKİYE İSTEĞİNDE HAKLI
Bu tavrın bir yanı siyasi olmakla birlikte, diğer yanında uluslararası hukuk ve devlet olmanın gerekliliği yatıyor. Türkiye İsrail’den bu şartları yerine getirilmesi konusunda ısrar etmekte haklı, çünkü bir devlet hem kendi egemenliğini hem de vatandaşının can ve malını korumak zorunda. Mavi Marmara’da İsrail’in öncelikle ihlal ettiği nokta bu.

Bu konunun Gazze ablukası, İsrail’in Filistinlilere yaptığı eziyet, Mavi Marmara Gemisi’ne izin verilip verilmemesi ya da gemideki insanların siyasi nitelikleri ile ilişkisi yok. Bunlar önemli ama Türkiye taleplerine bu konuları karıştırmıyor ve öncelikle bir devlet olarak özür bekliyor. Tabii ki diğer konuların da peşini bırakmıyor.

TÜRKİYE'NİN TEPKİSİ ARAP ÜLKELERİ GİBİ OLMAZ
Durum ciddi ve nazik. Tarih boyunca inişli çıkışlı bir seyir izleyen Türkiye-İsrail ilişkileri bu kez derinden yaralanacak gibi görünüyor. Bu durumu düzeltmek İsrail’e düşüyor. Çünkü bu kez olanlar başka dönemlere benzemiyor.

Türkiye-İsrail arasında ilk kez böyle bir şey oluyor. Ayrıca, Türkiye’nin tepkisinin Arap ülkelerinki gibi olmayacağı da biliniyor.

Son bir not: Türkiye İsrail’i ilelebet beklemeyecek.
Mete Çubukçu

kaynak: ntv