Yeşil Haberler 2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeşil Haberler 2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2010 Perşembe

Yeşil Haberler

Elektrikli otomobiller için Saraçhane'deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sarayı'nın havuzlu otoparkında ilk şarj istasyonu kuruldu. Sırada 4 istasyon daha var.Elektrikli araçların İstanbul'da 2011 yılından itibaren satışa sunulacağı bildirildi.

Delphi Automotive ve WiTricity Corp işbirliğiyle geliştirilen sistem otomobili kablosuz olarak, garaj zeminine yerleştirilmiş, ya da park yerine gömülmüş bir enerji kaynağıyla kablosuz olarak şarj edecek. Sistem aynı zamanda indükleyici sistemlere göre daha eğik açılarda kullanılabiliyor ve gücü “verimli bir şekilde geleneksel sistemlere göre çok daha uzak mesafelerden” aktarabiliyor.

Çevre ve Orman Bakanlığı, İstanbul'un yeniden çınar ağaçları ile donatılması yönünde bir çalışma başlatıldığını, ülke genelinde yetiştirilen 1 milyon 300 bin adet çınar fidanının başta İstanbul belediyeleri olmak üzere diğer belediyelere de ücretsiz dağıtılacağını bildirdi.

ABD tarihindeki en büyük petrol felaketinin üzerinden altı ay geçerken bilim insanları ve çevreciler, felaketin boyutlarını kestirmeye çalışıyor.Petrolün nereye gittiği, sonuçların hala gözle görülememesinin asıl tehlike olduğu belirtiliyor.Felaketin tam boyutları ise Alaska’daki Exxon Valdez’de olduğu gibi muhtemelen ancak 10 ya da 20 yıl sonra ortaya çıkabilecek.

Elektrikli binek otomobillere %37, yolcu taşımacılığında kullanılan elektrikli araçlara ise %10 oranında ÖTV geliyor. Elektrikli otomobillerde Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) uygulaması ise henüz netleşmedi.

Birleşmiş Milletler'e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü, atmosferdeki sera gazı seviyesinin 2009'da rekor düzeye ulaştığı uyarısında bulundu.Rapora göre, 2009 yılında karbondioksit konsantrasyonu milyonda 1,6 birim artarak milyonda 386,8 moleküle yükseldi.

İranlı yetkililer artan hava kirliliğine karşı önlem olarak çarşamba günü bütün okul, fabrika ve devlet dairelerinin başkent Tahran'da kapalı kalacağını söylüyor.

2011 Yılın Otomobili (COTY) ödülünü ilk kez elektrikli bir otomobil aldı. 23 farklı ülkeden katılan 59 jüri tarafından gerçekleşen oylamada ilk kez jüri birbirinden çok farklı sıralama yaptı. Bir çok jüri, finalist otomobiller içinde Nissan Leaf'i en alt sıraya koymasına rağmen araç 257 puan ile birinci oldu.

Okyanuslarımızda en fazla sömürülen balık türlerinden biri olan mavi yüzgeçli orkinosları kurtarma mücadalesinde Uluslararası Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu (ICCAT) başarısız oldu. ICCAT toplantısına katılan hükümetler, geçen yılın kotasına oranla sadece çok az bir düşüşle, 2011 yılı için 12.900 tonluk toplam avlanma kotası onayladı.

Bir dünya mirası olan Akdeniz fokunun korunmasında Mersin birinci sırada...Akdeniz fokları sadece Türkiye ve Yunanistan açıklarında yaşamlarını sürdürüyorlar. Aşırı yapılaşma, koylara yolların açılması fokların yaşam alanlarını tehdit ediyor.

Türkiye’de rüzgar enerjisi yatırımı için büyük önem taşıyan ve özel sektör tarafından yaklaşık 3 yıldır sonuçlandırılması beklenen 1 Kasım 2007 tarihli rüzgar başvurularında ilk üretim lisansı verildi.Kurul bu kapsamda Tektuğ Elektrik Üretim A.Ş‘nin Adıyaman’daki 25 megavat kurulu gücündeki Sincik Rüzgar Santralı için üretim lisansı verilmesine karar verdi.
kaynak: bbc , ntvmsnbc , euronews , greenpeace

5 Kasım 2010 Cuma

Çin Sarı Deniz Petrol Felaketi

Dalian’da 16 Temmuz’da iki boru hattının patlayarak Bohai Körfezi’ne petrol sızdırması sonucu meydana gelen petrol felaketinde Çin'in en büyük petrol şirketlerinden China National Petroleum Corp'a (Çin Milli Petrol Şirketi-CNPC) ait Dalian Limanı'nındaki petrol boru hattındaki patlamanın ardından Sarı Deniz'e yayılan yaklaşık bin 500 ton ham petrol bölgeyi tehdit altında bıraktı.Liberyalı bir tanker gemisinden Dalian’ın Xingang Limanı’ndaki depo ünitelerine petrol transfer edilirken, borulardan birinin patlaması bir diğer boruda da bir dizi patlama gerçekleşmesini tetikledi. Patlamanın ardından bölgede sızıntı nedeniyle 180 kilometrekarelik bir alan petrol altında kaldı.Sızıntı, Çin'deki petrolden kaynaklanan en büyük çevre felaketlerinden biridir.

 Meydana gelen patlamada ölen ya da yaralanan olmazken, patlamadan sonra çıkan yangın yaklaşık 15 saatte söndürülebildi.2 bin itfaiyecinin görev aldığı yangında yetkililer, çevredeki yaklaşık 600 evi tahliye etti. Geçimini balıkçılıkla sağlayan bölge halkı ise doğal hayatı tehdit eden petrolun bir an önce temizlenmesi için seferber oldu. Düzinelerce petrol toplama tankeri bölgede çalışmalar yaparken, denizdeki petrol temizliğinin en az 10 gün süreceği öğrenildi. Çin'in doğusunda geçtiğimiz aylarda bir petrol boru hattı sızıntı yapmış, tarlalara akan yüzlerce ton petrol büyük maddi zarara yol açmıştı.

Çin’in rapor edilen en büyük petrol sızıntısı, Sarı Deniz’deki plajlara yaklaşmaya başladı. Deniz yaşamını tehdit eden kazada, ham petrol 430 kilometrekarelik bir alana yayıldı.
Çin hükümeti 22 Temmuz'da –kazadan altı gün sonra- petrol sızıntısının durduğunu bildirdi.

Greenpeace, bölgedeki yerel balıkçı ve işçilere 300 adet maske dağıttı. Bölgede bulunan Greenpeace gönüllülerinin bazılarında deri alerjisi ve nefes alma problemleri şimdiden başgöstermiş bulunuyor.
Eğer petrole bağımlılığımızı azaltmak için bir yol haritası çizmezsek, kazaların sonu gelmeyecek. Yaşananlar gösteriyor ki, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen kaza yalnızca oranın halkını değil, gezegendeki tüm ekosistemi derinden etkiliyor.
kaynaklar: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6

15 Ekim 2010 Cuma

Yeşil Haberler

Yılda 200 günü güneşli geçen Türkiye, güneş enerjisi kapasitesinin binde birinden bile faydalanamıyor. Enerjide dışa bağımlılığı % 72 olan Türkiye’nin yıllık enerji ihtiyacı 200 TWh (Teravat saat).
Nükleer enerji için yasaları ardı ardına çıkartırken ve tarihi güzellikler barajlar altında kalırken, Yenilenebilir Enerji Kanunu’ndaki değişiklikler ise bir türlü meclis gündemine giremedi.
Oysa ülkemizin yıllık güneş enerjisi potansiyeli 500 TWh, rüzgâr enerjisi potansiyeli ise 450 TWh.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO'nun raporunda, 2009'da 1 milyar 23 milyonu bulmuş olan aç insan sayısında, bu yıl itibarıyla ekonomik koşullardaki iyileşme ve gıda fiyatlarındaki azalma neticesinde %9,6'lık bir düşüş gözleneceği belirtildi. Açlık sorunuyla boğuşan insanların çoğunluğunun 7 ülkede (Bangladeş, Çin, Kongo, Etiyopya, Hindistan, Endonezya ve Pakistan) yaşadıkları da kaydedildi.

Belçika'da, yağmurun sesi, miktarı, kirlilik oranı ve gündüz ışığını ölçen araçlarla donatılan 100 yaşındaki gürgen ağacı, bu bilgileri internet sitesinde cümlelere dönüştürüyor.

Birleşmiş Milletler raporuna göre alınan önlemler ozon tabakasındaki incelmenin şimdilik durduğunu gösteriyor.2008 verilerine göre, Antarktika üzerinde ozon tabakasındaki delik, 27 milyon kilometre kareye yani Amerika kıtası büyüklüğüne erişmek üzereydi. Son rakamlara göre, delik 24 milyon kilometre kareye düştü. Alınan tedbirlerle ozon tabakasının eski düzeyine ulaşmasının 2050 yılını bulacağı tahmin edilirken, uzmanlardan bir de uyarı geliyor: ’Çevreci yaklaşımlardan vazgeçmeyin.’

Dünyanın denizde kurulan en büyük rüzgar enerjisi santrali İngiltere'nin Kent kıyılarında faaliyete geçiyor. 100 türbinlik santralin, yaklaşık 250 bin hanenin enerji ihtiyacını karşılayacak kapasitede olduğu belirtiliyor. İngiltere'de halen 12'si denizde olmak üzere, 262 rüzgar enerjisi santrali var.

Dünyada bir milyar dolayında insan temiz içme suyundan yoksun yaşıyor. 2030 yılına gelindiğinde, dünya nüfusunun yarıya yakınının, su sıkıntısının mevcut olduğu bölgelerde yaşayacağı tahmin ediliyor.
Yerkürede tam bir milyar 400 milyon kilometreküp su mevcut. Ancak bunun %97’si tuzlu su.
Uzmanlara göre, insanların giderek artan su ihtiyacının karşılanabilmesi için su yönetimi politikalarının geliştirilerek uygulamaya konması şart...

Beyaz Saray'da önümüzdeki aylarda güneş enerjisi kullanılmaya başlanacak.

Enerji Bakanı Yıldız, Japonya'nın Türkiye'de nükleer santral kurulması için Toshiba aracılığı ile teklifte bulunduğunu söyledi. Yıldız, BD ve Fransa'dan gelebilecek tekliflere açık olduklarını belirtti.

Muğla'nın Milas ilçesinde kurulan rüzgar enerjisinden elektrik üretecek santralin yılda 25.000 eve elektrik sağlayacağı bildirildi.

İzmir'in Dikili ilçesinde, naylon ve plastik poşet kullanımı belediye meclisinin aldığı kararla 15 Kasım'dan itibaren yasak olacak.
kaynak: ntvmsnbc

1 Ekim 2010 Cuma

Meksika 1 - patlama ve önlemler

patlama
Louisiana eyaleti kıyısında 22 Nisan'da çıkan yangının ardından batan petrol platformundan günde 5 bin varil petrol, denize sızıyordu.Louisiana kıyılarını petrol örtüsünden korumak için Amerikan sahil güvenliği ile BP eşzamanlı çalışmalarını sürdürdü. Patlama sonrası kaybolan 11 petrol işçisi öldü.Patlamanın ardından tahliye edilen 100'den fazla işçi ise kurtarıldı.
BP şirketinin petrol arama çalışmaları için kiraladığı "Deepwater Horizon" adlı platform, patlamanın ardından 36 saat yandıktan sonra sulara gömülmüştü.Şirket çok sayıda deniz ve hava aracının yanı sıra robot bir denizaltıyı da kullanarak sızıntıyı durdurmaya çalışıyordu.Ancak BP'nin yaptığı hesaba göre halen günde 1000 varil petrol, Meksika Körfezi'ne akıyordu.

önlemler
İki hafta içinde petrol örtüsünün kapladığı alan 22 bin kilometre kareyi bulmuştu.Körfeze o güne kadar en az 15 milyon litre petrol sızdığı tahmin ediliyordu.
Sızıntıyı durdurmak için daha önce 100 tonluk bir blok okyanus dibine indirilmişti. Deniz tabanına indirilen ve sızıntının olduğu noktaya oturtulan oda şeklindeki içi boş blokla ilgili uzun süredir devam eden çalışmalardan bir sonuç alınamadı.Buz kütlelerine benzeyen metan kristalleri, çelik ve betondan özel olarak inşa edilen 100 tonluk dev blokun iç duvarlarını kapladı ve bu nedenle sistem çalışmadı.İkincisinin indirilmesi planlanıyordu.

Sızıntıyı durdurmak için bugüne dek pek çok yöntem denendi. Petrolü yakma girişimleri oldu; ancak fazla çevre kirliliği yarattığı için bu yöntemden vazgeçildi.Petrol dağıtıcı kimyasallar kullanıldı, ama bilim adamları onların da okyanuslardaki canlılara zararlı olduğu uyarısında bulundu.Petrolü başka bir kanala nakletmek umuduyla hızla yeni kuyular açılıyor. Ancak bu, tamamlanması haftalar alabilecek bir proje.
Büyük ümitlerle okyanusa indirilen dev huniye gelince: İçinde buz benzeri kristaller oluşup huninin ağzını tıkayınca, bu yöntem de işe yaramadı.BP firmasının operasyon yetkilisi Doug Suttles, deniz yüzeyinden 1,6 kilometre derinliğe indirilen odanın geri çekildiğini ve sahile doğru götürüldüğünü belirtti.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 , 11 , 12

Meksika 2 - canlılar

canlılar
Bölgeye özgü hayvan türleri(yunuslar, kaşalotlar, deniz kaplumbağaları ve Louisina'ya özgü istiridyeler), bölgeyi konak olarak kullanacak göçmen kuşlar, yumurtlama mevsimindeki hayvanlar tehdit altındaydı. Sonuç olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde, telef olan kaplumbağaları, kuşları, yunuslar izledi....
Deniz hayatının tehlikeye girmesi bölgenin önemli geçim kaynağı istridye balıkçılığını da etkiledi ve halk endişelendi. Başkan hemen kotayı kaldırdı ve denizdeki henüz kirlenmemiş mahsul toplandı.Daha sonra bölgede 10 gün süreyle balık avı yasaklandı; Mississippi, Alabama, Louisiana ve Florida'da olağanüstü hal ilan edildi.

yeni mikrop?
Bilimadamları, petrol platformundaki patlamadan sonra okyanusa yayılan milyonlarca galon petrolle ilgili suyun derinliklerinde araştırma yaparken yeni mikrobu buldular.Bu yeni tür mikrobun, Manhattan büyüklüğünde bir alandaki petrolü hızla ayrıştırdığı belirlendi.Bilimadamları, mikropların "petrol yeme faaliyetlerinin" sudaki oksijeni büyük ölçüde tüketeceği ve denizdeki diğer canlıların hayatını tehlikeye atacak bir "ölü bölgenin" oluşmasına yol açacağından endişe ediyordu. Ancak araştırmada, petrolün kirlettiği bölgenin dışında oksijen yoğunluğunun %67, kirlilik bölgesinde ise %59 olduğu belirlendi.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 , 11 , 12

Meksika 3 - başarı

başarı
Başta uzmanlar günde 15 bin varil petrolün sızdığını söylüyordu. Ancak bilimadamları günde 35 ila 60 bin varil petrol sızdığına inanıyordu.

Sızıntıya neden olan boruyu dev makaslarla kesen mühendisler, bu noktaya yerleştirilen kapak sayesinde sızan petrolün denize yayılmadan vakumlanması ve bir gemide toplanmasını sağladı.
BP daha önce sızıntının olduğu deliği çimento ve çamurla tıkamaya çalışmış ancak bu girişim başarısız olmuştu.ABD Sahil Güvenlik birimleri, kapağın geçici bir çözüm olacağını belirtti.

BP, Meksika Körfezi’ndeki petrol sızıntısını ilk kez durdurdu.Şirket, kuyunun ağzına taktığı yeni ağır kapakla sızan petrolü toplamayı başardı(15 temmuz).Ancak İngiliz petrol devi BP'nin sızıntının meydana geldiği kuyuyu tamamen kapatma çalışmaları sürüyor.

ABD'de Georgia Üniversitesi'nden bir grup bilim adamının yaptığı araştırmaya göre, Meksika Körfezi'ne yayılan petrolün %79'u hala temizlenemedi.Bilim adamlarına göre petrolün bir kısmının temizlenmesi ile etkilerinin de tamamen silindiğini düşünmek yanlış bir yorumlama.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 , 11 , 12

Meksika 4 - rapor

belirtiler
Amerikalı milletvekilleri Henry Waxman ve Bart Stupak, BP'nin 20 Nisanda meydana gelen ve 11 kişinin yaşamına mal olan kazayla ilgili hazırladığı iç soruşturma raporuna dayanarak yaptıkları açıklamada, ilk sinyalin patlamadan 51 dakika önce geldiğini belirterek, kuyudan çıkan sıvı miktarının, kuyudan pompalanandan daha fazla hale geldiğine işaret ettiler.

10 dakika sonra bir başka işaretin geldiğini söyleyen milletvekilleri, kuyunun test amacıyla kapatılmasına rağmen, akıntının devam ettiğini ve sondaj kanalındaki basıncın da beklenmedik bir şekilde arttığını kaydettiler.

Amerikalı vekiller, son sinyalin de kazadan 18 dakika önce geldiğini ve anormal bir basıncın gözlendiğini, bu yüzden de pompanın kapatıldığını belirterek, büyük olasılıkla BP çalışanlarının patlamadan önce basıncı kontrol altına almaya çalıştığını söylediler.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 , 11 , 12

Meksika 5 - ABD - Obama - BP

 ABD - Obama - BP

Hâlihazırda herhangi bir petrol şirketinin bu tür olaylarda ödemesi beklenen tazminat, 75 milyon dolarla sınırlı.ABD Başkanı, bu üst sınırın yükseltilmesini ve daha önce tüm masrafları ödeyeceğini açıklayan BP'nin milyarlarca dolar ödemekle yükümlü olmasını istiyor.

ABD'nin güney kıyılarında plajlar boşaltılıyor.BP yöneticilerini tazminatlar ve tutuklamalar bekliyordu.Obama bu felaketi 11 eylüle benzetiyor, sorumlu olarak BP'yi görüyor ve sert açıklamalar yapıyordu.

BP'nin, çevre felaketinin mağdurlarına ödeme yapmak üzere 20 milyar dolar vaat etmesi, Obama tarafından 'sorunun çözümüne ilişkin önemli bir adım' olarak nitelendirildi.Obama, ayrıca, BP'nin gönüllü olarak, kuyuların geçici olarak kapatılmasından etkilenen çalışanlar için 100 milyon dolarlık fon oluşturmayı kabul ettiğini söyledi.

ABD Madencilik Kurumu'nun başkanı olan ve çevre koşullarını dikkate almadan petrol sondaj ruhsatları vermekle suçlanan Elizabeth Birnbaum istifa etti.

ABD Adalet Bakanı Eric Holder, ''Deepwater Horizon'' petrol platformundaki patlama ve sızıntıyla ilgili soruşturma açıldığını bildirerek, "Olayla bağlantısı olan herkesi detaylı olarak araştıracağız. Yasadışı davranışlara dair bir bulguya rastlarsak buna hızla gereken yanıt verilecektir” diye konuştu.

İngiliz petrol şirketi BP'nin bir çalışanının, çevre felaketine neden olan Meksika Körfezi'ndeki patlamadan önce şirketi uyardığı ortaya çıktı. BP'nin yanı sıra konuya ilişkin platformun sahibi "Transocean" şirketinin de haberdar edildiğini belirten Benton, sızıntının olduğu kontrol tankının tamir edilmeden kapatıldığını kaydetti.

Şirket, sızıntıyı kontrol altına alma ve temizleme faaliyetlerinde 44 bin 500 kişinin çalıştığını kaydetti.

ABD İçişleri Bakanı Salazar BP'nin Amerika'daki genel merkezini ziyareti ardından yaptığı açıklamada, "Eğer yapmaları gereken şeyi yapmadıklarını görürsek, onları, uygun bir şekilde, bir kenara iteriz." dedi.

Petrol kirliliğinin maliyetini karşılamak üzere 20 milyar dolar sağlamaya söz veren BP, bunun için dünyanın değişik yerlerindeki varlıklarından bazılarını satıyor.Toplam 10 milyar dolarlık varlık satmaya karar veren şirket yaptığı açıklamayla, Amerikan firması Apache Corp. ile 7 milyar dolar tutan bir anlaşma yaptığını duyurdu.BP, daha önce de Vietnam ve Pakistan'daki varlıklarından 1.7 milyar dolar değerinde satış yapacağını açıklamıştı.

Çevre kirliliğinin BP'ye maliyeti 4 milyar dolara yaklaştı.

Şirket, CEO Tony Hayward'ın 1 Ekim'de görevi bırakacağını ve yerine Robert Dudley'nin geçeceğini açıkladı. Dudley, BP'nin ABD ve Asya biriminin başında bulunuyor.Öte yandan BP, ikinci çeyrekte 16.98 milyar dolar zarar ettiğini açıkladı. Şirketin Meksika Körfezi'ndeki petrol sızıntısı ile ilgili olarak ayırdığı karşılık ise 32.2 milyar dolar oldu.

ABD Başkanı Barack Obama, turizmin darbe almaması ve halkın Florida'da tatil yapmaya devam etmesi için, kızı Sasha ile petrol felaketinin yaşandığı Meksika Körfezi'nde yüzdü.Felaketin ardından kirlenen Florida'nın yaklaşık 2 bin kilometrelik sahil şeridi, en popüler turizm noktalarından biri ve yılda 60 milyar dolar turizm geliri sağlıyor.

ABD'li Kongre üyeleri BP'ye yoğun eleştiriler yönetiyor ve şirketin yöneticilerini kurallara uymamakla suçluyor. Tartışma giderek kızışırken, şirketin hisse senetlerindeki düşüş devam ediyor. Krizin başlangıcından bu yana BP'nin piyasa değerinde milyarlarca dolarlık kayıp yaşandı.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 , 11 , 12

Meksika 6 - sonuç

sonuç
"Hükümet yayılmış ve çözülmüş olan petrolü, 'temizlenmiş' kategorisinde sayıyor. Halbuki bunların da olumsuz etkileri sürdüğü için, biz bunları da 'temizlenmemiş' grubuna dahil ediyoruz."

Avrupa Birliği Komisyonu'nun verilerine göre, Kuzey Denizi'nde yaklaşık 400 petrol platformu bulunuyor.Petrol şirketleri bile kendi petrol platformlarını riskli olarak derecelendiriyorsa, Avrupa’da risk olmadığına inanmak yanlış olur. Sonuçta burdakiler de derin denizlerde sondaj yapanlarla aynı petrol şirketleridir.Yasalara baktığımızda pek çok eksiklik var. Fazla yasa da yok, olanlar da petrol boruları ve tankerleriyle sınırlı.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubu petrol şirketlerinin tesislerde güvenliği ihmal ettiği görüşünde. Petrol şirketleri yeni kaynaklar bulmak için 39 milyar euroyu gözden çıkarırken, güvenliğin arttırılması için yapılan bilimsel araştırmalara yalnızca 20 milyon euro harcıyor.

Obama, kıyıları etkileyen çevre felaketinin artık yeni enerji kaynaklarına doğru geçiş yapmanın zamanının geldiğini gösterdiğini de ifade etti.BP dışındaki büyük petrol şirketlerinin konuşmanın sadece felaketin yarattığı sıkıntılarla ilgili olmasını umduğunu belirten Financial Times'a göre, Obama'nın ilk kez Oval Ofis'ten canlı bir konuşma yapacak olması aklında daha büyük bir hedef olduğunu gösteriyor.
Gazeteye göre bu hedef, ülkedeki karbon salımına vergi getiren ve karbon ticaretini öngören bir tür sistem yaratmak için kamuoyu desteği bulmak.

Amerikalı yetkililer, Meksika Körfezi'nde Nisan ayında çöken petrol platformundan kaynaklanan sızıntının, körfezdeki beş eyaletin tümünün sahillerine yayıldığını bildirdi.
Obama’nın açık deniz petrol kuyuları projesi işte bu sebepten hemen masadan kaldırılmalı.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 , 11 , 12

Meksika 7 - son haberler

son haberler

*Meksika Körfezi'nde bir patlama daha(3 eylül).Üretim yapılmayan bir platformda yeni bir patlama meydana geldi. Patlamanın ardından çıkan yangın söndürüldü.Bölgeye giden ekiplerin suda görünür bir kirlilik rapor etmezken, sızıntıya da rastlanılmadı.

*(6 eylül)Petrol devi BP, petrol sızıntısından etkilenenlere dağıtılan tazminat tutarının 399 milyon dolar civarında olduğunu açıkladı.Kuyunun bütünüyle mühürlenmesi çalışmalarının bu ayın(eylül) sonlarına doğru tamamlanması bekleniyor.BP, Temmuz ayında kuyunun tepesine yerleştirilmiş olan kapağın çıkarıldığını bildirdi.Böylece Deep Water Horizon platformundaki taşmayı önleyen tıkacın çıkarılması mümkün olacak ve yerine yeni tıkaç konulacak.
BP ayrıca, tahrip olan petrol kuyusundaki sızıntının Temmuz ortasında durdurulmasından bu yana Meksika Körfezi'ne yeni bir petrol sızıntısı olmadığını belirtti.

*5 ayda BP tarafından tamamlanan 193 sayfalık rapora göre, kazanın birden fazla sorumlusu var.
Raporda, felakete tek bir faktörün yol açmadığı, bir dizi mekanik sorun ve insan hatasının yol açtığı; mühendislik açısından tasarımların ve operasyonel uygulamaların da sorunlarda payı olduğu belirtildi.
BP'nin iç soruşturmasının yanı sıra, kaza hakkında açılmış olan bir dizi resmi soruşturma var.
Yaklaşık 5 milyon varil petrol körfeze yayıldı.Bunun sadece 800 bin varili gemiler ve özel ekipmanla toplandı. Bir bölümü yakılır ya da buharlaşırken, bir bölümü de doğal yollarla ya da kimyasal maddeler yardımıyla parçalandı. Kazanın BP'ye maliyeti ise şu ana kadar 8 milyar doları bulmuş durumda.

*Amerika Georgia Üniversitesi’nden Samantha Joye’un Meksika Körfezi’ndeki araştırma gemisinden yaptığı açıklamaya göre körfez tabanının büyük bölümü, ölü karides ve diğer küçük deniz hayvanlarını da örtecek kadar yoğun bir petrol tabakasıyla kaplanmış durumda.
Joye, dipte petrol bulmayı beklediğini fakat 5 cm’lik bir katman oluşturacak kadar çok olan miktarın kendisini şaşırttığını belirtiyor ve ekliyor: “Bazı noktalarda çok daha yoğun bir hal alan petrol katmanı, adeta bir fırtına sonucu gelen karın herşeyi örtmesi gibi, sızıntı alanına 128 km’lik mesafeye kadar olan tüm bölgeyi kaplıyor.”
Florida Üniversitesi okyanus bilimcilerinden Ian MacDonald’da, Amerikan Hükümeti’nin 15 Temmuz tarihindeki 757 milyon litrelik sızıntıdan arta kalanlar hakkındaki tahminlerini oldukça iyimser bulanlardan. MacDonald’a göre petrol aslında temizlenmiş değil batmış durumda ki bu da son bulgularla destekleniyor.
Farklı görüşler tartışılırken akılları kurcalayan esas soruysa, Meksika Körfezi’nin derinliklerindeki petrol birikiminin tam olarak ne miktara ulaştığı ve canlıların buna ne oranlarda maruz kaldığı. Soruları yanıtlamaya yönelik olarak yapılması gereken çalışmalarıysa bu derinlikte sürdürmek bir hayli güç.
Başlangıçta tüm kamuoyu, okyanus pırıltısının yok olmasına, petrole bulanmış kuşlar ve kaplumbağalar ile kıyılara vuran katran topaklarına odaklanmıştı ama anlaşılan o ki tehlikenin gerçek boyutları aslında çok daha derinlerde yatıyor.

*Amerikan yönetimi, gelecekte yine benzeri sızıntılar meydana gelmesini önlemek için, Meksika Körfezi'nde faaliyet gösteren petrol ve doğalgaz şirketlerinden, kullanılmayan 3500 kuyuyu tıkamalarını ve 650 petrol platformunu da sökmelerini istiyor.

*ABD'nin Meksika Körfezi kıyılarında çevre felaketine yol açan petrol sızıntısında sona gelindi.
Ekipler, petrol kuyusunun ağzını kalıcı olarak kapatmayı başardı.
Petrol sızdıran kuyunun ağzını kalıcı olarak kapatmak için Cuma günü 75 varil çimento döküldü.
Uzmanlar basınç ve ağırlık testleriyle çimentonun dayanıklılığını kontrol edecek.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 ,10 , 11 , 12 , 13 , 14 , 15

29 Eylül 2010 Çarşamba

Nükleer İmza - 1

Türkiye'nin yaklaşık 50 yıllık nükleer santral macerasında tarihi bir viraj dönülmüş, Türkiye ile Rusya arasında uzun süredir devam eden nükleer santral görüşmeleri sonuçlanmıştır ve iki ülke arasında 20 milyar dolarlık "Akkuyu Sahasında Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliği Anlaşması" imzalandı.

Türkiye Elektrik Ticaret A.Ş. (TETAŞ) tarafından açılan nükleer santral ihalesine tek katılımcı olarak giren Rus-Türk ortaklığı Atomstroyexport- Inter RAO-Park Teknik'ten oluşan konsorsiyum, önce 21.16 kilowatt saat/sentlik teklif vermiş, ardından bu rakam kilowatt saat başına 15.3-13.4 sent aralığına çekilmişti. Ancak Danıştay'ın sürece temel teşkil eden yönetmeliğin üç maddesine ilişkin yürürlüğü durdurmasının ardından ihale 20 Kasım 2009'da iptal edilmişti.

Daha sonra Türkiye ile Rusya arasında varılan mutabakatla, nükleer santralin, herhangi bir ihaleye gerek kalmadan, uluslararası anlaşma kapsamında yapılması kararlaştırıldı.

Nükleerdeki anlaşmayı değerlendiren Enerji Uzmanı Necdet Pamir şunları söyledi: "İki ülke arasındaki ilişkilere bakınca karşılıklı yarar sözcüğünün kilit sözcük olması gerekir. Rusya'yla dış ticaret hacmimiz 38 milyar dolar. Bunun dökümünü yapınca bizim ihracatımız 6.5 milyar dolar. Doğalgazda %65, petrolde %33 Rusya'ya bağımlıyken, buna bir de ihalesiz nükleer bağımlılığı getirdiğinizde kaygı duymamamız mümkün değil. Rusya'nın önerdiği modelin denenip sıkıntıları görülmemiş bir reaktör olduğunu da söylemek gerekir. Bizim bağımlılığımız artıyor."

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 , 10 , 11 , 12

Nükleer İmza - 2

MERSİN NÜKLEER KARŞITI PLATFORM
AKP Hükümeti, Rusya ile kamu yararı olmayan, uluslararası nükleer lobilere ve yerli işbirlikçilerine ekonomik rant kazandıracak bir anlaşmaya imza attı. Özellikle yandaşları ve akrabaları olan Çalık grubuna, Samsun-Ceyhan petrol boru hattının inşaatının yapımı karşılığında, ülkemizin hiç ihtiyacı olmayan, yaşam alanlarımızı tahrip edecek Akkuyu Nükleer Santralinin yapımı için adımlar atılmaktadır.
20 milyar dolarlık sözleşmeyle Rusya’dan satın alınacak nükleer enerjinin kwh maliyeti 12.5 cent. Bu rakam, ülkemizde üretilen elektrik enerjisinin kwh maliyetinin 4 katı. Üstelik 15 yıl alım garantisinin oluşu, kamu kaynaklarımızın nükleer lobilere aktarılacağının bir göstergesidir.

Rusyanın sabıkalı teknolojisini tarihin en büyük nükleer santral felaketi olan Çernobil kazasında gördük. Günümüzde de Rus teknolojisinin güvensiz olduğu ispat edilmiştir.
* Öyle ki, hiçbir ülkede bir şirketin ürettiği radyoaktif elektriği tüketicilerin satın alıp kullanma zorunluluğu yok. Hele ki, bu kadar fahiş fiyatlara.
* Öyle ki, hiçbir ülke güvenliği denetleyecek bir mekanizma kurmadan bu işe girişmiyor. Biz de ise TAEK, Başbakan’a ve onun keyfine bağlı.
* Öyle ki, ABD’de 1978’den bu yana yeni bir reaktör siparişi yok. Avrupa’da sadece bir tane reaktör inşa ediliyor ve bu da fahiş fiyatları, bitmeyen inşaatı ve güvenlik skandallarıyla şimdiden Finlandiya’nın başına bela olmuş durumda.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 , 10 , 11 , 12

Nükleer İmza - 3

Enerji meselesi, bir ülkenin enerji stratejileri ve yapısı göz önüne alındığında sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal, çevresel ve diplomatik bir meseledir. İnsan haklarından istihdam yapısına, doğa korumadan ulusal güvenliğe kadar pek çok alana da nüfuz eder. Enerji sistemi, bu tartışmaların hepsi boyutlandırılmadan dönüştürülemez.

Enerjisinin % 78′ini dışarıdan ithal eden, işsizlik oranı çift hanelerin altına düşmeyen bir ülke için ve tüketiciye yönelik demokrasinin gelişmesi için teknik bir tercihin ne kadar önemli olduğu umarım anlaşılabiliyordur. Bunu bir örnekle destekleyelim. Yeni nükleer santral yapmama kararı alıp yenilenebilir enerjiler için esaslı bir teşvik mekanizması geliştiren İspanya’da sadece 2008 yılında 120 bin kişi istihdam edildi. 2009 yılına gelindiğinde yenilenebilir enerjilere yönelik genel kanının aksine İspanya, elektriğinin yarısından fazlasını yenilenebilir enerjilerden karşılayabiliyordu.

Türkiye ve Rusya arasında yapılan nükleer santral anlaşmasına gelirsek, anlaşmanın nükleer elektrik lehine açıkça haksız rekabet oluşturduğunu görebiliriz. Öyle ki, her bir reaktörden üretilen elektrik, kamu şirketi TETAŞ tarafından 15 yıl boyunca şu anda toptan elektrik piyasası rakamlarının çok üzerinde bir fiyattan satın alınacak ve tüketiciler bu elektriği tüketmek zorunda kalacak. Bu, açıkça elektrik fiyatlarının daha da yükselmesi anlamına geliyor. Kısacası hükümet aslında elektrik fiyatlarının düşmesini değil yükselmesini planlıyor. Herhangi bir konvansiyonel enerji üretimine böylesi bir doğrudan teşvik vermek Avrupa Birliği düzenlemelerine tamamen aykırıdır. Zaten, hiçbir ihale yapmadan nükleer santral hakkını Ruslara devretmek de AB standartlarında haksız rekabet anlamına gelmektedir. Kısacası hükümet, AB ilerleme raporlarına olumsuz olarak geçecek bir anlaşmayı bile bile bugün Meclis’ten geçirmek için adımlar atmaktadır.
Ancak sorunlar bunlarla bitmiyor. Belli ki, sadece “kimsenin 40 yılda yapmadığını ben yaptım” diyebilmek için açık bir acelecilik içinde olan Başbakan ve Enerji Bakanı, anlaşmaya atıkların Rusya’ya gönderilip yeniden işlenmesi için zorunluluğu olmayan bir madde koydurtmuş. Ancak Rusya’da VVER teknolojisinin atıklarını yeniden işleyecek bir santral yok. Hadi kuruldu diyelim, bu atıklar gemilerle Boğazlardan geçirilecek. Samsun-Ceyhan boru hattının meşruiyetini sağlamak için tek ağızla Boğazlardaki tanker geçişi tehlikelerini sıralayan yetkililer, konu nükleer atık taşımacılığına gelince hiç konuşmamayı tercih ediyor. Dahası, Rusya’nın bu atıkları yeniden işlemeyi fahiş fiyatlara yaptığından ve işleyemediği atıkları yeniden Türkiye’ye göndereceğinden kimse bahsetmiyor. Zaten dünyada atık meselesinin çözülemediğini çok iyi biliyoruz. Türkiye’de birdenbire çözüm varmış gibi bir hava yaratmak, bu konuda deneyim sahibi olmayan Türk halkını yanıltmak için çözümü söz oyunlarında bulmak anlamına geliyor.

Bu, yüz yıllık bir macera. Bir santralin yapımı 10 yılı buluyor. Uzatmalarıyla birlikte elektrik üretimi 60 yıl sürüyor, sonra da 40 yıllık soğuma ve söküm dönemi başlıyor. Yüz yıl boyunca Bulgaristan ve Çin’den kaliteye yönelik ciddi eleştiriler almış bir Rus teknolojisine kendimizi bağlıyoruz. 100 yıl boyunca, kaza ve radyoaktif kirlilik gibi konularda hop oturup hop kalkacağız. Bir yüz yıl boyunca, radyoaktif atık tartışacağız. Üstelik, bu maceraya bağımsız olmadığı için siyasileştirilmiş TAEK gibi bir kurumla başlıyoruz. Bu arada, rüzgâr, güneş, biyokütle, jeotermal gibi teknolojiler yeterli destek alamayacağı için başka ülkelerin teknolojileri ve atılımları gözlerimizi kamaştıracak. Önümüzdeki on yıllar boyunca da nükleer enerjiye verilen haksız teşvikler yüzünden AB ile kapışacağız.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 , 10 , 11 , 12

Nükleer İmza - 4

Üst düzey bir yetkili, Rusya ile yaklaşık 20 milyar dolara mal olması beklenen nükleer santrale yönelik bazı teknik anlaşmaların imzalanabileceğini kaydederek, "İleriye dönük adım adım ilerleyen alanlarda bazı imzaların atılması planlanıyor. Bu çerçevede nükleer santral için güvenlik ve lisanslama gibi konularda imza atılabilir" dedi.

Yetkili, nükleer santral inşaatının ne zaman başlayacağına yönelik şu aşamada herhangi bir tarih belirlenmediğine vurgu yaparak, "Ancak nükleer santralde ilk ünitenin en geç 2018 yılında devreye alınması planlanıyor" şeklinde konuştu.
 
Sabaha karşı 3’e doğru biten oylamanın sonucu: 210 Evet oyuna karşın 26 Hayır oyu ile anlaşma kabul edildi. Bu, muhalefetin itirazlarına ve 174.900 imza’ya rağmen, AKP milletvekillerinin kendi siyasi iradelerini göstermedeki başarısızlıklarının da bir kanıtı olmuş oldu!
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Rusya Arasında Akkuyu'da Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşmayı Onaylayan Kanun Tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.Yasa, 12 Mayıs 2010'da Ankara'da imzalanan işbirliği anlaşmasını onaylıyor.

Anlaşmaya göre, iki ülke; nükleer güç santralinin tasarımı ve altyapı dahil olmak üzere inşası, santralin güvenilir şekilde işletilmesi, santralde üretilen elektriğin alım-satımı, kullanılmış nükleer yakıtın taşınması, santralin sökümü, personelinin eğitimi, Türkiye'deki yakıt üretim tesislerinin kurulması ve işletimi de dahil, nükleer yakıt döngüsü gibi konularda iş birliği yapacak. Bütün bunlar, Türk tarafına mali yük getirmeden yürütülecek.

Proje şirketi, nükleer güç santrali tarafından üretilen elektrik de dahil olmak üzere, santralin sahibi olacak. Proje şirketi, Rus tarafınca yetkilendirilen şirketlerin doğrudan veya dolaylı olarak başlangıçta yüzde 100 hissesine sahip olacak şekilde, Türkiye'nin kanunları ve düzenlemeleri kapsamında anonim şirket şeklinde kurulacak.

Rus yetkili kuruluşlarının proje şirketindeki toplam payları, %51'den az olmayacak.
Proje şirketi, elektrik satın alma anlaşmasının sona ermesinin ardından nükleer güç santralinin her bir ünitesi için işletmeye girişten 15 yıl sonra net karın %20'sini Türkiye'ye verecek. Bu ödeme, santralin ömrü boyunca devam edecek.

Proje şirketi, ilk 7 yılda 1. üniteyi devreye sokacak. Şirket daha sonra art arda birer yıl aralıklarla 2, 3 ve 4. üniteleri ticari işletmeye alacak.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 , 10 , 11 , 12

Nükleer İmza - 5

Greenpeace Akdeniz, aylarca sürdürdüğü kampanya ile 170.000 kişinin nükleer santral karşıtı imzalarını toplamıştı. Greenpeace, gözaltına alınmak pahasına nükleere hayır diyen 58 eylemci, 170.000 nükleer karşıtı ile birlikte nükleer enerjiye karşı mücadele etmeye devam edecek. 
 
CHP, Akkuyu'ya nükleer santral kurulmasına ilişkin yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracak.Dışişleri Bakanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un ''büyükelçilerin, görev yaptıkları ülkelerde devleti, Cumhurbaşkanını ve hükümeti temsil edeceğine'' ilişkin hükme ''hükümeti temsil'' yönünden itiraz edilecek ve iptali istenecek.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile anlaşma konusunda ise ''bir ihale anlaşmasının'' Anayasa'nın 90. maddesinin uluslararası anlaşmalara verdiği üstün statüden yararlanmak için uluslararası anlaşma haline getirilerek denetim dışı bırakıldığı iddia edilecek. Bunun hukuk devletine, idarenin tüm yargı ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olması ilkesine aykırılık teşkil ettiği savunulacak.

kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 8 , 9 , 10 , 11 , 12

23 Eylül 2010 Perşembe

Yeşil Haberler

Sao Paulo sahillerine 10 gün içerisinde yaklaşık 500 ölü penguen vurdu.Bilimciler bu olaya kuvvetli akıntıların mı, suların ısısının mı, insan faaliyetlerinin mi yol açtığını araştırıyor.

İklimin ısınmasında rol oynayan karbondioksit gazının sıvılaştırılıp yeraltında depolanması gündemde. Gerekli yasal düzenlemeleri hazırlayan Almanya bu alanda teknoloji önderliğini ele geçirmeye hazırlanıyor. 

Bodrum'daki Kissebükü Koyu'na yapılacak süper lüks milyonerler kulübü için yatırımcı "Türkiye Cumhuriyeti'nin bana verdiği mülkiyet hakkını sonuna kadar kullanacağım" derken, çevreciler projeye tepki gösteriyor.

ABD'deki Ulusal Kar ve Buz Verileri Merkezi (NSIDC)'nin verilerine  göre, Kuzey Kutup Denizi'ndeki buzlu alanı, 1979'dan itibaren bu yana hiçbir Haziran ayında bu kadar küçülmedi. Araştırmaya göre deniz buzu geçen haziran ayında günde ortalama olarak 88.000 kilometrekare küçüldü.Normalde 53.000 kilometrekare.

Çernobil'deki doğal hayat üzerine yapılan kapsamlı bir araştırma, nükleer patlamadan beri bölgede memelilerin sayısının azaldığını ortaya koydu. Pek çok hayvan türünde de tümörler saptandı.

Bilim adamlarının Akdeniz havzasında toplam 17 bin hayvan ve bitki türü saydıklarını ve sayılandan daha fazla türün yaşadığını ve keşfedilmeyi beklediğini belirtiyor. Araştırmaya göre Akdeniz ülkelerinin sahillerinin iskana açılıp "kalkındırılmış" olması ve aşırı balık avı, gelecek 10 yıl içinde Akdeniz havzasındaki biyoçeşitliği tehdit ediyor.

Soyları tükenmek üzereyken koruma altına alınarak üremeleri sağlanan pandaların sayısında artış sağlanabildi.Çin'in güneybatısındaki Sichuan eyaletinde, doğal ortamda yaşayan pandaların sayısının son 30 yılda %33 artarak 1206'yı bulduğu bildirildi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre gıdaların kendisi değil ama ambalajı sera gazı salınımını artıyor.

Kuzey İrlanda'da, sokak kenarlarında dolup taşan çöp kutularına güneş enerjisiyle çözüm bulundu.Çöp seviyesi belirli bir noktaya geldiğinde, kutunun içinde çöpleri sıkıştıran bir mekanizma harekete geçiyor. Bu işlem, sıkıştırılmış çöpler, kutunun %85'inden fazlasını dolduruncaya kadar tekrar ediliyor. Daha sonra, çöp kutusundaki bir SIM kartı aracılığıyla, belediyenin temizlik hizmetleri bölümüne, çöp kutusunun boşaltılması gerektiğini bildiren otomatik bir elektronik posta ya da kısa mesaj gidiyor.

Afrika'daki ülkelerde cep telefonları kısa sürede moda oldu. Ancak elektriğin her yerde olmadığı bu ülkelerde telefonları şarj etmek önemli bir sorun haline geldi. Bu yüzden güneş enerjisi ile dolan özel tasarım cep telefonları hayata geçti.

kaynak: ntvmsnbc

7 Eylül 2010 Salı

Nükleer Enerji Greenpeace Raporları

Aşağıdaki bilgiler Greenpeace Akdeniz sayfasından alınmıştır. Raporlar Greenpeace tarafından hazırlanmıştır. Okumanızı tavsiye ederim.
Türkiye Enerji [d]evrimi
Nükleer Enerji: Sürdürülebilir Kalkınmanın Önünde Bir Tehdit
Nükleer Enerji: Tehlikeli Bir Zaman Kaybı
Nükleer Enerji: İklimi Sırtından Vurmak

Gelişmekte olan ülkeler Temiz Gelişme Mekanizması (CDM) çerçevesine nükleer enerjinin dahil edilmesine açık bir şekilde karşı çıktılar. (CDM– Kyoto Protokolü çerçevesinde yer alan ve gelişmiş ülkelerin kendi ülkelerinin CO2 hedeflerine bir katkı olarak sayılmak üzere gelişmekte olan ülkelerde de CO2 düşürmeye yönelik yatırım yapmalarını öngören bir mekanizma).


Amerikan Kongresi tarafından 9 Temmuz 2002 tarihinde, Nevada Eyaletinde bulunan Yucca Dağının Ulusal Nükleer Atık Deposu olarak kullanılması 27,3 Milyar USD tutan toplam bütçesi 2 Aralık 2003 tarihinde Başkan Bush tarafından onaylanmıştır. Bu tesiste toplam 77.000 ton nükleer atığın depolama maliyetinin 40 – 50 Milyar USD civarında olacağı hesaplanmaktadır (1 ton ~ 500.000 – 650.000 USD). Tahmin edilen tamamlanma süresinin 20 yıl gerisinde ve bütçesini 32 milyar dolar aşan projede gelinen son nokta, Obama yönetiminin Yucca Dağı Projesi’nin finansmanını durdurması oldu.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı’nın raporunda şu bilgiler yer almaktadır: Dünyadaki tüm elektrik santrallerinin toplam gücü; güneşten gelen gücün 61.000'de birinden azdır. Güneşten gelen güç dünyadaki tüm nükleer santrallerin ürettiği toplam gücün 527.000 katıdır.(http://web.boun.edu.tr/meteoroloji/yenerji.php).


Bozcaada Rüzgar Enerji Santrali, yaklaşık 30.000 kişinin elektrik ihtiyacını karşılayan, Türkiye’nin en büyük rüzgar enerji santralidir. Aynı enerjiyi üretecek bir kömür santralına göre türbin başına 82.000 ağaca eşdeger oksijen tasarrufu sağlamaktadır. Diğer bir ifadeyle bu 17 türbin burada 1.400.000 ağaçlık bir orman yaratmıştır(www.bozcaada.gov.tr).

Nükleer atık içerdiği radyoaktivite düzeyi ve zararlı kalma süresine göre sınıflandırılır. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) nükleer endüstrinin her yıl 1 milyon varil (200,000m3) ‘Düşük ve Orta Düzeyde Atık’ (DODA) olarak sınıflandırılan atık ve yaklaşık 50,00 varil de (10,000m3) çok daha tehlikeli olan ‘Yüksek Düzeyde’ atık ürettiğini tahmin etmektedir. Bu rakamlar yüksek düzey atık sınıfına giren kullanılmış nükleer yakıt içermemektedir.

 "Çok da uzak olmayan bir gelecekte
çocuklarımızın gözlerinin içine bakma cesaretini
gösterip şu gerçeği itiraf edebilecek miyiz acaba?
fırsatımız vardı ama
cesaretimiz azdı.
teknolojimiz vardı ama
vizyonumuz dardı.”

26 Ağustos 2010 Perşembe

Yeşil Haberler

1999 Marmara Depremini en derinden hissetmiş bir kent olan Yalova’da, tüm yasalar hiçe sayılarak aylardır AKSA fabrikası içinde yapılmakta olan kömürlü termik santral, fay hattının üzerindedir. Burada termik santral yapılamayacağına dair Bayındırlık Bakanlığı’nın görüşü nettir.AKSA’nın burada termik santral ısrarı anlamsızdır ve delinen yasalar için sorumlulardan mutlaka hesap sorulmalıdır.

Türkiye Su Meclisi, "Dere Soykırımını Durdur!" başlığıyla HES'leri ulusal ölçekte durdurmak üzere bir kampanya başlattı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a iletilen imza metninde, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın Anayasa'nın kendisine verdiği görevleri açıkça ihlal ettiği, dere ve akarsular üzerinde yürüttüğü projelerle toplumsal huzursuzluğa neden olduğu belirtiliyor.

Sakarya’da ulaşım odaklı kentleşme ve bisiklet altyapısının düzenlenmesi için taslak plan hazırlandı ve Ulaşım Daire Başkanlğına sunuldu.Daha sonra Sürdürülebilir Ulaşım Merkezi Türkiye, dünyaca tanınmış uzmanların görüşlerini almak için harekete geçti. Bu çalışmayı Danimarka’nın Kopenhag ve İsveç’in Malmö şehirlerine yapılan ziyaretler izledi.Çalışmanın sonuçları Ulaşım Dairesi Başkanlığı ve bisiklet çalıştayına katılan yetkililerle paylaşıldı ve pilot bisiklet yolunun geçeceği olası hatlar belirlendi.Bisiklet yolları projesi dahilinde 1 sene boyunca bisiklet kullanımına teşvik için çeşitli kampanyalar düzenlenecek.

Muğla'da balık çiftliğinin elektriği fatura ödenmeyince kesildi ve 25 bin balık telef oldu.

Güney Okyanusu'nda yaşayan ispermeçet balinaları, dışkıları sayesinde her yıl 40 bin otomobilden çıkan miktara eşit karbondioksit (CO2) emisyonunu yok ediyor.Avustralyalı biyologlar, 12 bin bu tür balinanın her birinin denize her yıl dışkılama yoluyla 50 ton demir bıraktıklarını ortaya koydu.
Demir, yüzeye yakın yerlerde yaşayan planktonlar tarafından yeniyor ve fotosentez yoluyla atmosferdeki CO2'yi emiyor.

Peru'da bir köyde ellerinde çevre dostu boya ve fırçalarla dört adam ilerliyor.Amaçları And Dağları'nda yükselen sıcaklıkla mücadele edebilmek. Bunun için de dağları beyaza boyayacaklar.
Bu sayede ısının da yansıyacağını düşünüyorlar. Çünkü şimdi artık beyaza boyamak zorunda kaldıkları bu bölgelerde bir zamanlar buzullar vardı...

9 yaşındaki Felix Finkbeiner Almanya'ya 1 milyon ağaç dikilmesine karar verdi. Bu konuda okulda bir sunum yaptı ve insanlar onu dinledi. Üç yıl sonra Almanya'nın gerçekten de 1 milyon ağacı daha oldu. Felix, Plant for Planet (Gezegen için ağaç dik) adlı bir sivil toplum kuruluşu da kurdu. Şu anda "Konuşmayı bırak da ağaç dik" adlı bir kampanya yürütüyorlar...

Bebek hippopotam Owen ve kaplumbağa Mzee arasında 130 yaş fark var.Owen, 2004 yılında Hint Okyanusu'nda meydana gelen tsunaminin ardından kayalıklara sıkışıp kalmıştı. Doğa korumacılar onu sıkıştığı yerden zorlukla kurtarıp Lafarge Ekosistem Barınağı'na getirmişlerdi.Yaşadıklarından hayli ürkmüş olan bebek hipo barınağı gelir gelmez koşmaya başlamış bu sırada da kaplumbağa Mzee'ye çarpmıştı. O günden beri ikili arasında büyük bir dostluk gelişti. Barınakta beraber yürüyor beraber yemek yiyorlar.

Bilimadamları, Hint Okyanusu'nda deniz seviyesinin yükselmesinin, Bangladeş, Endonezya ve Sri Lanka'da deniz seviyesine yakın yerlerde yaşayan milyonlarca insanın hayatını tehlikeye soktuğunu belirtti. Araştırmacılar, deniz seviyesinin yükselmesinin, iklim değişikliğinin bir parçası olduğunu ve denizlerin ısınması ile atmosferik dolaşım düzenindeki değişikliklerin bunu tetiklediğini kaydetti. Öte yandan araştırmacılar, başka yerlerde deniz seviyesinin alçaldığını belirlediler.

Konusunda uzman 2 bin bilim adamının 10 yıldır sürdürdüğü araştırmaya göre, büyük balık türlerinin büyük bir çoğunluğu yok oldu, kalanlar da tehlike altında. Bilimcilere göre önlem alınmazsa bir süre sonra deniz ürünü olarak sadece deniz anası ve alg (yosun) yiyeceğiz.

Carti Sugdub adasının(Panama) lideri Pablo Preciado, eskiden sel olduğunda suların ayaklarını bile geçmediğini, ancak artık durumun çok farklı ve ciddi olduğunu söylüyor.Preciado’nun 64 yıllık hayatı boyunca su seviyesinin yavaş yavaş artmasındaki en önemli nedenlerden birisi de dalgaların önünün kesilmesinde yardımcı olan mercan resiflerinin madencilik sebebiyle tahrip edilmesi.Eğer adalılar planlandığı gibi evlerini terk ederlerse, bu göç  küresel ısınma ve su seviyesinin yükselmesi sebebiyle gerçekleşen ilk göç olacak.

kaynak: ntv

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Yeşil Haberler

Everest’e 20 kez tırmanarak rekor kıran Nepalli Şerpa Apa, küresel ısınma yüzünden zirveye çıkmanın her geçen gün zorlaştığını söyledi. Apa, Everest’e ilk kez tırmandığında zirveye giden patikada çıplak kayalıkların pek bulunmadığını, şimdiyse yolun çıplak kayalarla dolu olduğunu belirtti. Apa, üç yıldır küresel ısınmanın Himalayalardaki olumsuz etkisine dikkati çekmek için mücadele ediyor.

VANÇAM Müdürü Fevzi Özgökçe, dünya genelinde, geleneksel deniz, kum ve güneş turizminin yerini, eğlence, eğitim ve çevre turizminin almaya başladığını söyledi. Özgökçe, biyolojik canlı çeşidinin fazla olduğu Van ve çevresinde eko turistler için rotalar belirlediklerini anlatarak, ''Eko turistler, hangi canlı türünü, hangi tarihte ve nerde göreceğini önceden bilmek ister. Biz de bu durumdan hareketle Van ve çevresinde eko turizmin rotasını belirledik'' dedi. Van ve çevresinin yılın yaklaşık 7 ayı, ekoturizm açısından zenginlik oluşturduğunu vurgulayan Özgökçe, bir taraftan bu çeşitliliği korumayı, diğer taraftan ise bu çeşitliliğin yöre halkının ekonomisine katkı sağlamasını amaçladıklarını söyledi.

Uluslararası Kaynakların Sürdürülebilir Yönetim Kurulu'nun 112 sayfalık raporunda, kirliliğe, sera gazlarına, hastalıklara ve ormanların yok olmasına gıda üretiminin ve fosil yakıtların neden olduğu belirtildi. "21. yüzyıldaki gelişmeyi, büyük ölçüde dünyanın ne şekilde beslendiği ve yakıt kullandığı belirleyecek" denilen raporda, tüketicilerin dünyanın korunmasına daha az et yiyerek ve gerek ısınmada gerekse seyahatte daha az fosil yakıt kullanarak katkıda bulunabilecekleri belirtildi.

Balıkesir'in Edremit ilçesinde, 1 Ağustostan itibaren alışverişlerde naylon poşet kullanılması yasaklandı.

Hayrettin Karaca, golf sahalarının su ihtiyacının, 4,7 milyar insanın su ihtiyacı ile aynı miktarda olduğunu savunarak, golfun Türkiye'ye kazandırdığının ise yalan olduğunu söyledi. Ayrıca ormanlar için tek tehlikenin taş ocakları olmadığını aktaran Karaca, yer altı madenleri yönünden zengin olduğu belirtilen Anadolu'daki ormanlık arazilerden kömür, altın, nikel gibi çeşitli madenlerin çıkarıldığına işaret etti.Orman ekosistemi bir kez bozulduğunda asla yerine getirmenin mümkün olmadığını bildirdi

Nokia, gelişmekte olan ülkeleri hedefleyen ancak kanımızda hızla dünyaya yayılacak yeni şarj cihazını tanıttı. Bisikletin jantına takılı bir dinamo ve bataryadan oluşan cihaz, 10 km/s hızla yarım saat süren bir bisiklet gezisi sırasında, giriş seviyesinde bir Nokia cep telefonunu tamamen şarj edebiliyor.

Dünyanın çöpten yapılan ilk oteli İtalya'nın başkenti Roma'da açıldı. 10 kişi kapasiteli otelin yapımında 12 ton çöp kullanıldı. Otel, "Save The Beach" çevre örgütü tarafından kıyılardaki kirliliğe dikkat çekmek için yapıldı.

İstatistiklere göre, ülkemizde 1970’li yılların ikinci yarısında hızlanan şehirleşme sonucu, şu anda nüfusumuzun yüzde 70’den fazlası kentlerde oturuyor. Kent koşullarda yaşam, aynı zamanda “topraktan uzak yaşam” anlamına da geliyor. Ama son bir iki yıldır geniş terasları veya bahçeleri olan konutlara yönelip, buralarda ekim-dikim faaliyeti yapmak yeni bir sektör doğurmuş durumda. Şehir hayatından bıkan kent insanının evinde oluşturduğu küçük doğa alanları, hobi bahçeciliğini 50 milyon dolarlık bir pazara ulaştırmış."Kent Tarımı" tam olarak bu işte....
ABD'deki Kaliforniya Bilim Akademisi'nde "Plastik yüzyıl" adlı ilginç bir çalışma sergileniyor. Bu çalışmada 2030 yılına geldiğimizde içecek sularımızın geldiği durum gözler önüne seriliyor. Sergide üzerlerinde 1910, 1960, 2010 ve 2030 yılları için ayrı ayrı su bidonları var. Her birinin içindeki plastik çöp oranı da farklı. Yıllar illerledikçe doğal olarak su içinde yüzen çöp miktarı da artıyor. Plastiğin günlük hayatta kullanılmaya başlandığı yıllarda yani 1910'larda tüm dünyada 60 milyon ton plastik üretildi. Bugün bu rakam 6 milyar tona çıktı. 2030'a gelindiğinde bu sayının en az iki katına çıkacağı düşünülüyor.

kaynak: ntv

20 Temmuz 2010 Salı

Yeşil Haberler

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı, 2010 yılı  için Mavi Bayrak ödülüne hak kazanan plaj, marina ve yatları açıkladı. Türkiye 314 plaj, 14 marina ve 9 yat ile, Dünya’da İspanya, Yunanistan ve Fransa’dan sonra en çok Mavi Bayrak sahibi olan dördüncü ülke.

ABD'de yapılan araştırmalardan birinde artık bebeklerin daha doğmadan kansere neden olabilecek kimyasallara maruz kaldığı ortaya çıktı.Araştırmada bebeklerin kordon kanında 300 farklı kimyasala rastlandı.

Muğla'nın köylerinin aydınlatma ve su ihtiyacının güneş ve rüzgar enerjisi ile karşılanması hedefleniyor.Böylece köylerdeki su ihtiyacı giderilirken enerji kaybını en alt seviyeye indirilecek. Köy içi aydınlatmayı güneş enerjisinden yararlanarak sağlamak gibi AR-GE çalışmalarını üniversite yapacak, valilik de finansal destek sağlayacak. Projenin başka bir amacı da çevreye en az zarar veren enerjiden yararlanma ve daha iyi nasıl kaynak elde ederiz noktasında da TÜBİTAK ve AB fonlarına başvurabilmek.

Plastiğin çevreye verdiği zararı görmezden gelemeyen bilim adamları, çevre dostu bir ürün için kolları sıvadı.Denizlerde bolca bulunan yosunlardan elde edilen polimerleri kullanarak yeni bir tür plastik geliştirdi. %35 ila 50'si yosun bazlı bu biyoplastik türünün prototipini denemekte olan uzmanlar, yeni ürünün bu yıl sonunda piyasaya sunulabileceğini belirtti.

Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin araştırmasına göre, çift yaşamlıların %30'u, sürüngenlerin %28'i, tatlı su balıklarının %37'si, bitkilerin %70'i ve omurgalıların %35'i tehdit altında.Dünyada her 13 dakikada bir tür yok oluyor. Bu yok oluş ne yazık ki Türkiye'de çok daha hızlı.

Muğla’nın Dalyan Kanalı’nda mazot ve benzinle çalışan teknelerin yerini elektrikle çalışan tekneler alacak.Mazotlu tekneler akülüye dönüştürülecek. Yıl sonuna kadar tüm teknelerin akülü olması hedefleniyor.

Pedal çevirirken yaktığınız kaloriyi, elektrik enerjisine çevirmek ister misiniz? Diyarbakır Dicle Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Elektrikli Cihaz Teknolojisi öğrencilerinin geliştirdiği sistemle artık bu mümkün.1 saat çevrilen pedal, evi 10 saat aydınlatmaya yetecek kadar enerji üretebiliyor.Sistem elektriği üretmekle kalmıyor, aynı zamanda depolayabiliyor.Sistem fitness bisikletlerine de uyarlanabiliyor.Bir bilgisayar sayesinde, yakılan kalori ve elde edilen elektriğin miktarı hesaplanabiliyor..

Greenpeace, üç ayda bir yaptığı ve dünyaca ünlü 18 bilgisayar, telekom ve elektronik şirketini "en yeşilden en az yeşile" sıraladığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı.İlk sıraya oturan Nokia'yı, İsveç-Japon ortaklığında cep telefonu üreten Sony Ericsson izledi.Üçüncü sırayı merkezi Hollanda'da bulunan elektronik ve ev aletleri üreticisi Philips alırken, Amerikalı telekom donanımı üreticisi Motorola 4. oldu.
Şirketlerin kullandığı enerjinin yenilenebilir olması, ürettikleri cihazların geri dönüşüme katkı sağlaması, elektronik çöpler ve iklimi etkileme gibi kriterler göz önüne alındı.

ABD iklim yasası, 2020 yılına değin ABD'nin atmosfere saldığı karbon gazını %17 oranında düşürmeyi hedefliyor. Tasarı ağırlıklı olarak sınırla-pazarla (cap and trade) sistemine dayanıyor. Bu sisteme göre şirketlerin salabilecekleri karbon oranı kısıtlanıyor, aynı zamanda da karbon ticaretine de izin veriliyor. Temiz enerji üreteren ve  karbon emisyonunu azaltanların kar etmesi amaçlanıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından 6 yıl önce başlatılan ''Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi, Gönüllü Bilgi ve Tecrübe Takası Projesi''ne bir defaya mahsus 40 TL rezervasyon ücreti ödeyerek katılan ''gönüllü çiftçiler'', konaklama ve yiyecek karşılığında çiftlikteki işlere yardımcı oluyor. Geçen yıl 21 farklı ülkeden katılımın gerçekleştiği proje, bir yandan doğayla baş başa kalmayı, bir yandan da farklı kültürler tanımayı sağlıyor.
kaynak: ntv