NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu, ABD muharip güçlerinin çekilmesinin ardından Irak'ı bekleyen belirsizliği yazdı.
Irak’ta bir dönem sona erdi. Geride hala geleceği belirsiz bir ülke var. 7 yılda yeni bir ulus inşa etmenin zorluğu bir yana, Amerikan muharip birliklerinin çekilmesinin ardından Irak daha kritik bir sürece girdi. Amerika, kendi ayakları üzerinde duran, güvenliğini sağlayabilen, etnik ve mezhep çatışmalarının uzağında bir ülke amaçlarken, bu hedeflere henüz ulaşılmış değil. Hatta iç savaşa varmasa bile kanlı iç hesaplaşma ihtimali yüksek.
Irak halkı şimdi kendisiyle yüzleşecek ve geleceğini belirleyecek. 2003 yılının Mart ayında bizimde bulunduğumuz Bağdat’ın bombalanması ile başlayan süreçte hemen hiç kimse sürecin bu kadar çabuk işleyeceğini düşünmüyordu. İşgalin bedeli Irak ve bölge ülkelerine ağır oldu, Ortadoğu yeniden dizayn edildi.
IRAK'IN GELECEĞİ OBAMA'NIN GÜNDEMİNDE DEĞİL
Iraklı birçok politikacıyla göre asıl hesaplaşma 2011 sonrası yani Amerikan askerleri tamamen çekilince yaşanacak. Amerika Başkan’ı Obama ise sadece seçmenine verdiği sözü tutmaya çalışıyor; Irak’ın geleceği şu an için gündeminde değil. Çünkü ne Amerikalılar ne de Iraklı siyasiler ve askerler bu çekilmeden hoşnut değiller. Irak’ın kendi başına kalmaya hazır olmadığını düşünüyorlar.
IRAK’I BEKLEYEN SORUNLAR
Defalarca gittiğimiz Irak’ı bundan sonra bekleyen riskleri şöyle sıralayabiliriz.: Siyasi, ekonomik, mezhebi ve etnik hesaplaşma.
-Bir iç savaş düzeyine varmasa bile Sünni-Şii, Arap-Kürt çatışması kimseyi şaşırtmamalı. Irak, siyasi açıdan hala oturmuş değil, seçimlerde büyük çoğunluk etnik ve mezhep aidiyetine göre oy kullanıyor. Bu da ortak bir Irak kimliğini zorlaştırıyor. Mart ayında yapılan seçimlerden sonra hala hükümet kurulabilmiş değil. Kurulması da zor. Bu durum bile ülkenin içindeki kaosu gözler önüne seriyor.
IRAK'IN ZENGİNLİĞİ NASIL PAYLAŞILACAK
-Ekonomik olarak Irak’ın zenginliğini paylaşım konusunda da taraflar birbirlerine güvenmiyor. Ülkede petrol kaynaklarının işletilmesi Saddam Hüseyin döneminden iyi durumda değil. Ancak ülkeyi bir arada tutacak en önemli nokta zenginliğin paylaşımı konusundaki uzlaşma. Şiiler, Sünniler ya da Kürtler böylesi bir zenginliği bırakıp ayrılmak niyetinde değil. Ama Iraklı politikacılar gevşek bir merkezi ile federatif bir Irak’ın yaşama şansı olduğu konusunda hem fikir.
KÜRTLER ARAPLARLA YAŞAMAK İSTEMİYOR
-Etnik ve mezhebi çekişmelerin hem tarihi boyutu mevcut hem de işgal sürecinin bir parçası. En büyük tehlike ise Araplarla-Kürtler arasındaki uzlaşmazlık. Özellikle Sünni Araplar Kürtlere diş biliyor. Kürtler Araplarla yaşamak istemiyor. Halepçe katliamı ve Enfalleri unutmuyor. Bu zihin altını silmek şu an için mümkün değil. Bazı Arapların Amerikan askerlerinin gitmesini dört gözle bekledikleri kayıtlarımız arasında var. Bu nedenle Kürtlerin özerk bir yapıda olması en hayırlısı gibi görünüyor. Kürtler ABD’nin çekilmesini istemeyen grupların başında geliyor. Zaten 2011 sonrasında da ABD Irak Kürt bölgesinde kalacak gibi görünüyor
- Önümüzdeki dönemin en hassas noktası ise Kerkük. Sadece Arap-Kürt çekişmesi nedeniyle değil Türkiye’nin aralarında bulunduğu çevre ülkelerin dikkatle izledikleri bir mesele bu. Amerika bu bölgeye tampon birlikler yerleştirmiş durumda. Ancak Kerkük Irak'ın bir minyatürü ve patlaması muhtemel bir kent.
-Ve radikal İslamcılar. İşgalle birlikte, Amerika’nın katkısıyla radikal İslam ve terörle tanışan Irak halkı yeni terör dalgaları ile sarsılabilir. Genelkurmay Başkanı Babekir Zebari bile ordunun ülkeyi koruyacak düzeyde olmadığını gizlemiyor.
IRAK'IN GELECEĞİ BELİRSİZ
Önlerinde iki yol var. Ya kanlı bir iç savaşla bölünme ya da ekonomik siyasi çıkarlar çerçevesinde gönüllü değil zoraki bir uzlaşma, toprak bütünlüğünü koruyan federatif Irak. Bunu kendileri kadar çevre ülkelerinin tavrı da belirleyecek. Türkiye, İran ve Suudi Arabistan’ın etkisi biliniyor. Nitekim Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’nin “Amerikanlar gittikten sonra bu ülkelerin çok etkili olacağı yönündeki uyarısı” nedensiz değil.
Irak’taki istikrar Türkiye dâhil diğer ülkelerin istikrarını de etkileyecek. Irak’taki süreç çok parlak görünmüyor. Kıdemli Kürt politikacılardan Mahmut Osman, Saddam Hüseyin’i kast ederek “eğer biri öldüyse ölmüştür. Ama burada hala yaşıyor” derken ülkeyi hala “küçük Saddamların” yönettiğini ima ediyor. Bu yapının değişmesi için de uzun yıllara ihtiyaç var.
Amerikalılar yıkıp yıktıkları ülkeden mutlu ayrılıyor, ama geride geleceği belirsiz bir Irak bırakarak. Iraklıların kendi geleceklerini tayin etmeleri ise zor görünüyor. Ama asıl 2011 sonrasını beklemek gerekiyor.
EN TRAJİK OLAN ABD'YE MECBUR BIRAKILMALARI
Amerikan askerleri 2011 sonunda ülkeyi tamamen terk edecek mi? Tecrübelerimize göre bu sorunun yanıtı tabii ki hayır. Amerikan askerlerinin büyük bölümü çekilse bile Ebu Garipleri, Felluce katliamını, başına çuval geçirilmiş babanın çocuğunu kucaklayışını ve Irak halkının düştüğü durumu unutmayacağız.
En trajik olanı ise, Iraklıların, işgalle ülkeyi yerle bir edip tüm dengeleri bozan ABD’ye mecbur bırakılmaları.
kaynak: 1
22 Ağustos 2010 Pazar
21 Ağustos 2010 Cumartesi
istanbul
sen gelene kadar taksime
şarkım bitmez caddelerde
boştu sokaklar
istiklal bile
kendime söylediğim şarkılar
bu gün payıma boğaz düştü
içtim tek nefeste
insanlar ağladı
doldu yine
yine düştüm ateşine
küllerim nil nehrine
cehennemim sensizliğe
okuyorsan hala
elveda
mc
şarkım bitmez caddelerde
boştu sokaklar
istiklal bile
kendime söylediğim şarkılar
bu gün payıma boğaz düştü
içtim tek nefeste
insanlar ağladı
doldu yine
yine düştüm ateşine
küllerim nil nehrine
cehennemim sensizliğe
okuyorsan hala
elveda
mc
yolculuk
ismini yazdım başka tenlerin üzerine
hep bi kavuşma vardı şiirlerimde
sevgiden kaçan seyyar kalpler
tezgahlarınız sohbet yeri
bir uğrayıp gitmeli
kaldırımdaki çekirdek kabukları
araya sıkışmış şeker çubukları
zehir saçmış izmarit artıkları
boş yere yazılmış yar mektupları
satılığa çıkmış kalbim
açık arttırmayla
alan olmamış
yıllar önce
bir cenin ben iken
başlamış karmaşa
yarışı kazandığıma sevinmişim
sonunu bilmediğim yolculuk başlamış.
mc
hep bi kavuşma vardı şiirlerimde
sevgiden kaçan seyyar kalpler
tezgahlarınız sohbet yeri
bir uğrayıp gitmeli
kaldırımdaki çekirdek kabukları
araya sıkışmış şeker çubukları
zehir saçmış izmarit artıkları
boş yere yazılmış yar mektupları
satılığa çıkmış kalbim
açık arttırmayla
alan olmamış
yıllar önce
bir cenin ben iken
başlamış karmaşa
yarışı kazandığıma sevinmişim
sonunu bilmediğim yolculuk başlamış.
mc
ölüm
ölüm siyah
çünkü bir maden ocağındayım
ölüm kırmızı
çünkü şehit örtüsü bayraktır
ölüm alacalı bulacalı
çünkü hayat üçüncü sayfa haberleri
ölüm unutkan
gelen, yitenden habersiz
ölüm aç
farketmez yuttuklarının sayısı...
mc
çünkü bir maden ocağındayım
ölüm kırmızı
çünkü şehit örtüsü bayraktır
ölüm alacalı bulacalı
çünkü hayat üçüncü sayfa haberleri
ölüm unutkan
gelen, yitenden habersiz
ölüm aç
farketmez yuttuklarının sayısı...
mc
içimden kopanlara dur diyemiyorum
göz yaşının değerini bilenlerle yürü bundan sonra
bir damla suyla ruhunu yıkayabilenlerle sürdür yaşamını
sesimi çaldı rüzgar
karşılığında damlaları söktü aldı
hayata karşı oynadığım oyunu kaybettim
bilinmezliğin koynunda köle
rüzgar beni nereye sürüklerse
bir kör misali biliyorum tuttuğum elin değerini
bana yol gösterişini
yüreğim oluşunu
kavurucu çöllerde
gölge aramışım
yeni anladım
yavaş yavaş eksiliyorum
sensizleşiyorum
geçtiğim son hayatta duruyorum
hayatı süren de benim
yollarda sürünen de
içimden kopanlara dur diyemiyorum.
mc
bir damla suyla ruhunu yıkayabilenlerle sürdür yaşamını
sesimi çaldı rüzgar
karşılığında damlaları söktü aldı
hayata karşı oynadığım oyunu kaybettim
bilinmezliğin koynunda köle
rüzgar beni nereye sürüklerse
bir kör misali biliyorum tuttuğum elin değerini
bana yol gösterişini
yüreğim oluşunu
kavurucu çöllerde
gölge aramışım
yeni anladım
yavaş yavaş eksiliyorum
sensizleşiyorum
geçtiğim son hayatta duruyorum
hayatı süren de benim
yollarda sürünen de
içimden kopanlara dur diyemiyorum.
mc
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
