Hayat bi labirent değil ben kayboldum
adını bilmediğim sokaklar caddeler karşıladı
ve beni kandırdılar
o gün anladım annemin değerini
mc
2 Nisan 2010 Cuma
özledim
Ben her şeye rağmen gülebilen insanlar gördüm
ama onlar ağlamayı saklayabilenlermiş
hayat toz pembe değilmiş anladım
yüzüme vurdu yalnızlık ve seni özledim
ve seni özlemeyi özledim
mc
ama onlar ağlamayı saklayabilenlermiş
hayat toz pembe değilmiş anladım
yüzüme vurdu yalnızlık ve seni özledim
ve seni özlemeyi özledim
mc
insan dediğin saçmalık
buldu kayıp adam sonunda kalbini
buldu şair en nihayet ilhamı
kavuştu parmaklarına yazar
ressam boya kokusunu içine çekmekte
geri geliyor bahar
hafıza yerine geliyor
kötülük saçıyor içtiğimiz çaylar
insan dediğin saçmalık
kelimeler gidiyor sonsuza
gelmiyorlar ölüler gibi...
mc
buldu şair en nihayet ilhamı
kavuştu parmaklarına yazar
ressam boya kokusunu içine çekmekte
geri geliyor bahar
hafıza yerine geliyor
kötülük saçıyor içtiğimiz çaylar
insan dediğin saçmalık
kelimeler gidiyor sonsuza
gelmiyorlar ölüler gibi...
mc
31 Mart 2010 Çarşamba
Bilişim Mart haberleri
Nanoteknoloji:Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM); Kuzey Afrika, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar ve Doğu Avrupalı araştırmacılara nanoteknolojiyi öğretecek.Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatının (UNIDO) yönetiminde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının koordinatörlüğünde ve TİKA'nın desteğiyle Bilkent UNAM–Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsünde 17-30 Haziran 2010 tarihleri arasında ''Uluslararası Temiz oda Kullanımı Çalıştayı'' düzenleneceğini bildirildi. Böylece bölge ülkelerinin nanoteknoloji araştırmalarında lider bir rol üstlenmeyi amaçlıyor. UNAM, 62 nanoteknoloji laboratuvarına, 400 metrekarelik alanıyla da Türkiye'nin en büyük akademik temiz oda laboratuvarına sahip.
Şifreler:İzmir Ekonomi ve Ege üniversiteleri tarafından yapılan araştırmaya Türk kullanıcıların şifrelerinin yüzde 30'u kolaylıkla kırılabiliyor.2 bin 564 gerçek Türkçe parola seçildi ve çeşitli yöntemlerle bilimsel veriler kullanılarak şifreler kırılmaya çalışıldı. Sonuç:''Kırılan 777 parolanın 564'ü sadece sayısal karakter içeriyor. Sadece rakam dışında hiçbir karakter kullanmadan parola seçen kullanıcı sayısı azımsanmayacak oranda. Ayrıca, kırılan parolaların büyük oranının sadece rakamlardan oluşması, bu tür parolaların zayıf olduğunu gösteriyor.Kırılan parolalar arasında sadece 32 parola, en az bir Türkçe alfabeye ait karakter içeriyor. 2 bin 564 Türk kullanıcısı içinde yüzde 98'den daha fazlası, parola seçiminde Türkçe karakter tercih etmiyor. Tümü sayılardan oluşan parolaların büyük oranı, 3 karakterli şifrelerin tamamı kırıldı. Türk kullanıcıların parolalarının yüzde 73'ünde en az 1 rakamsal karakter, yüzde 39'unda en az 1 büyük harf kullandığı ortaya çıktı.''
Rekabet:Apple, Android'in sözünün geçmesini bile yasakladı.Her şey, yetenekli bir geliştiricinin uygulamasını, App Store'da yayınlanmak üzere Apple'a göndermesiyle başladı. Geliştirici, olumlu bir yanıt bekliyordu; çünkü uygulaması Google Android Geliştiriciler yarışmasında ödül kazanmıştı.Tanıtım yazısına safça kazandığı ödülle alakalı satırları ekledi.Olaylar bu noktada patladı: Apple, ilgili kişiye "Tanıtım yazınızda uygunsuz bir platform ismine rastladık. Lütfen uygunsuz platformu ve ödül niteliğini değiştirip başvurunuzu tekrarlayın." yanıtı verince, geliştirici, hayatındaki en tuhaf olaylardan birini yaşadı.
İnternet:Türk Telekom'un altyapısını kullanan ADSL abone sayısı 6,2 milyona ulaştı. Aralık 2009 itibarıyla veri kullanım oranı da%69 şeklinde gerçekleşti.Rakamlara göre 2008 yılı sonunda 5.8 milyon olan ADLS abone sayısının, 2009 yılı sonu itibariyle 6.2 milyona ulaştı.
Türkiye'de en yoğun internet kullanımının 20.00–23.00 saatleri arasında olduğu, kullanımın gece yarısından itibaren düşerken, sabah 08.00 itibarıyla tekrar artış gösterdiği belirtildi.
E-atık:BM Çevre Programının (UNEP) Bali'de açıklanan raporuna göre, ABD, "e-atık" olarak nitelendirilen telefon, yazıcı, televizyon, bilgisayar ve benzeri elektronik cihaz atıklarının en büyük "üreticisi" durumunda. ABD'de yılda 3 milyon ton e-atık ortaya çıkıyor.ABD'yi yılda 2,3 milyon tonla Çin takip ediyor. Çin aynı zamanda diğer gelişmekte olan ülkelerden de atık alıyor.Rapora göre, e-atık miktarı, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gelecek on yıl içinde çok büyük oranda artacak. Çin ve Güney Afrika'da 2020'ye kadar bilgisayarları kapsayan e-atıkların 2007 seviyesine göre yüzde 400 oranında artacağı tahmin ediliyor.Cep telefonu atığının Çin'de 2007 seviyesine göre 2020'de 7 kat, Hindistan'da ise 18 kat artması bekleniyor.
UNEP icra müdürü Achim Steiner, e-atıkların yeniden işlenmesinin enformal sektöre bırakılmaya devam edilmesi halinde, Çin'in yanı sıra Hindistan, Brezilya ve Meksika gibi ülkelerde çevreye verilen tahribat ve sağlık sorunlarının artacağını söyledi. Raporda, bazı e-atıkların, az gelişmiş ülkelerden, bunların elden çıkarılması işleminin daha iyi yapıldığı gelişmiş ülkelere gönderilmesinin yerinde olacağı belirtildi.
GSM:Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu verilerinden derlenen bilgiye göre, Türkiye'de geçen yılın dördüncü çeyreğinde, ortalama bir abonenin aylık ortalama konuşma süresi (MoU) 189 dakika olarak gerçekleşti.Avrupa ülkelerinin geçen yılki MoU verileri karşılaştırıldığında, Fransa 253 dakika ile birinci, İrlanda 226 dakikayla ikinci sırada yer aldı. Mobil konuşma süresinde 189 dakikayla Avrupa'da üçüncü sırayı alan Türkiye'yi, İngiltere 177, İspanya 160, İtalya 137, Portekiz 124 ve Almanya 104 dakika ile izledi.
Öte yandan Türkiye'de, 2009 Aralık sonu itibariyle mobil abone sayısı 62,8 milyona ulaşırken, Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemleri (3G) kullanıcı sayısı 7,06 milyon olarak gerçekleşti.
Cep telefonu abonelerinin yaklaşık yüzde 75'ini ön ödemeli, yüzde 25'ini ise faturalı aboneler oluşturdu.
Toplam yıllık yatırım miktarlarına bakıldığında, 2009 yılı sonunda bir önceki yıla kıyasla Türk Telekom'un yatırımı yüzde 11,7 oranında azalırken, Turkcell'in yüzde 120, Vodafone'un yüzde 248, Avea'nın ise yüzde 26 oranında arttı.
Sırt Motoru:Dünyanın ilk sırta takılan ‘ticari’ jet motoru üretildi. Şehir trafiğine takılmadan işyerinin çatısında konmak isteyenler bu genişçe ‘sırt motoru’na sadece 76 bin dolara sahip olabiliyor.JETPACS adı verilen ürün, Yeni Zelanda merkezli Martin Aircraft Company’nin eseri. Firma yakında başlayacağı seri üretimle yılda 500 Jetpack teslim etmeyi planlıyor.İki motor ünitesi bulunan Jetpack, bir depo yakıtla 48 km gidebiliyor ve saatte 95 km hıza çıkabiliyor. Hiç gerekmese de, çıkabileceği azami irtifa da testler sırasında 2.3 kilometre olarak belirlenmiş. Jetpack sadece 113 kilo olduğundan pilot lisansı gerekmiyor ancak firmanın verdiği özel ön sürüş eğitimini almak zorunlu.Saatte 45 litre yakıt harcayan aracın ‘çevreci’ olduğunu söylemek imkansız.
Telefonlar:Araştırma şirketi Gartner, Mobil Telefonlar ile Akıllı Mobil Telefonlar/Yeni Nesil Telefonlar (Smartphones) hakkında hazırladığı ve tüm dünyayı kapsayan 2009 yılına ait raporu yayınladı.
-2009'daki toplam satış bir önceki yıla göre, %0.9 gerileyerek 1.211 milyar adet olmuş.-En çok satış yapılan mobil telefonlar (pazar paylarıyla):
1-Nokia (%36.4),
2-Samsung (%19.5),
3-LG (%10.1),
4-Motorola (%4.8),
5-Sony Ericsson (%4.5),
6-Diğer (%24.7)
- 2008 satışları ile karşılaştırıldığında; Nokia, Motorola ve Sony Ericsson'nun pazar paylarında gerileme olduğu, Samsung, LG ve Diğer'lerinin pazar paylarında ise artış olduğu görülmekte.
-İşletim sistemlerine göre, en çok satış yapılan akıllı mobil telefonlar (pazar paylarıyla): 1-Symbian (%46.9),
2-Research In Motion(RIM) (%19.9),
3- iPhone OS (14.4),
4-Microsoft Windows Mobile (%8.7),
5-Linux (%4.7),
6- Android (%3.9),
7-WebOS (%0.7),
8-Diğer (%0.6)
-2008 satışları ile karşılaştırıldığında, Symbian, Microsoft Windows Mobile, Linux ve Diğer'lerinin pazar paylarında gerileme olduğu, Research In Motion(RIM), iPhone OS, Android ve WebOS'un pazar paylarında ise artış olduğu görülmekte.
-Pazar payını en fazla arttıranlar: iPhone OS pazar payını bir önce yıla göre neredeyse iki kat arttırarak %8.2'den %14.4'e, Android ise %0.5'ten %3.9'a yükseltmiş.
-Microsoft Windows Mobile'ın pazar payı, bir önceki yıla göre yaklaşık 3 puanlık kayıpla, %11.8'den %8.7'ye gerilemiş.
-Akıllı Mobil Telefonların, 2009'un son çeyreğindeki toplam satışı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %41.1 artarak, 53.8 milyon adet olmuş.
kaynak:ntv, bildirgec...
29 Mart 2010 Pazartesi
Yeşil Haberler Mart 2010

Okyanus kirliliği:Spiegel dergisinin ulaştığı gizli bir hükümet raporu, BM ve AB'nin okyanusları korumakta başarısız olduklarını gösteriyor. Her yıl, 20 bin ton atık Kuzey Buz Denizi'ne atılıyor.Bu atıkların sorumlusu çoğunlukla gemiler ve balıkçılık endüstrisi.Bu kirlilik hem ekolojik ve ekonomik problemlere yol açıyor, hem de deniz yaşamı için geri çevrilemez zararlara. Denize atılan atıkların en tehlikelileri ise plastikler. Deniz canlıları, plastik parçacıklarını yuttuklarında zehirlenerek ölüyorlar. Başka bir araştırmaya göreyse, Kuzey Buz Denizi'nin çevresinde yaşayan ve balıkla beslenen kuşların %80'inin ağzında plastik parçaları bulundu. Aldığımız her iki nefesten biri okyanuslardan geliyor.
Şeker Plastik:Imperial College London'dan bilim adamları, hızlı büyüyen ağaçlar ve çimenlerdeki şekeri, plastik üretmek üzere, polimer olarak bilinen büyük bir moleküle dönüştürdüler.Halihazırda pazarda mısır gibi doğal maddelerden üretilen plastikler bulunuyor, ancak bunlar hızlı bir şekilde doğaya karışmıyor. Bu yeni keşfin, plastik üretimi için petrolün kullanılmasının önüne geçmenin yanı sıra insanların şekerden yapılmış ambalaj atıklarını diğer organik çöplerle birlikte evlerinde yok etmelerine imkan tanıyacağı belirtildi. Şekerden yapılan plastiğin 5 yıl içinde piyasaya sürüleceğini söylendi.Dünyada üretilen petrol ve petrol ürünlerinin yüzde 7'si plastik üretiminde kullanılıyor. Plastiklerin yüzde 99'u fosil yakıtlarından üretiliyor.Şekerden plastik üretme yönteminde, geleneksel plastik üretimine göre daha az enerji tüketildiği belirtildi.
Atık Yağlar:1 litre atık yağ 1 milyon litre temiz suyu kirletiyor. Evsel su kirliliğinin % 25’i de atık yağlardan kaynaklanıyor. İstanbul'da Sarıyer Belediyesi atık yağların toplanması çalışmalarını hızlandırıyor.Sarıyer Belediyesi, geçen yıl topladığı 33 tonla en çok bitkisel atık yağ toplayan belediye olmuştu. İmzalanan protokolle, 2010 yılı içinde 180 ton bitkisel atık yağ toplanması hedefleniyor.Bitkisel atık yağların olumsuz etkilerinden biri, kanalizasyona atılarak doğaya karışması ve suları kirletmesi, diğeri ise korsan olarak toplandıktan sonra özellikle çikolata, cips gibi kanserojen etki yaratan gıda maddelerinin üretimde kullanılması. Bu proje ile bitkisel atık yağların yarattığı bu tehlikelerni önlenmesi amaçlanıyor.
Orkinos Balığının nesli tükeniyor:Yeni yönetimle birlikte Avrupa Komisyonu, orkinosların Tehlike Altındaki Canlı Türleri Listesine alınmasını desteklerken, en fazla yasadışı faaliyet gösteren ülkelerden biri olan Türkiye sessizliğini koruyor.
Akdeniz'in en değerli türlerinden olan mavi yüzgeçli orkinosların neslinin tamamen tükenmesini önlemek için tek yolun ticaretin durdurulması olduğunu söyleyen Greenpeace şunları ekledi: “Söz konusu önerinin önündeki en büyük engellerden biri olan AB Komisyonu bile CITES'e desteğini açıkladı. Bilimsel tavsiyeleri uygulamak bir yana, en fazla yasadışı faaliyet gösteren ülkelerden biri olan Türkiye, hala bu türü korumak için bir adım atmıyor. Türkiye'nin de acilen CITES'e getirilen öneriyi desteklediğini açıklamasını istiyoruz”.
Lastiğin Geri Dönüşümü:Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü ile Lastik Sanayicileri Derneği (LASDER), ömrünü tamamlamış lastiklerin geri kazanımı için toplanması çalışmasını başlattı. Bu kapsamda ömrünü tamamlamış lastikler bayiler tarafından toplanarak ilgili merkeze ulaştırılacak.Bazı bölgelerde toplanan ömrünü tamamlamış lastikler ise öncelikle malzeme geri kazanımı, daha sonra enerji geri kazanımı yapan tesislere gönderilecek.Sistem sayesinde, atık haline gelmiş lastiklerin boş alanlara rastgele atılmasının ve açık alanlarda yakılmasının önüne geçilerek, çevre kirliliği yaratması da önlenmiş olacak.Türkiye'de evsel atıklar:Toplam nüfusa bakıldığında günlük ortalama 65-70 bin ton evsel atık üretiliyor.Her gün ürettiğimiz binlerce ton atığın çevre ve insan sağlığına vereceği zararları önlemek amacıyla çöpler, yerleşim alanlarından uzaklaştırılıyor ve yakma, gömme, yeniden kullanım, geri kazanım gibi farklı yöntemlerle bertaraf ediliyor.Çöplerimizin içindeki madde çeşitlerine ve oranlarına baktığımızda organik atık miktarı yüzde 40’ı buluyor. Kağıt, cam, metal, plastik gibi atıkların değerlendirilmesinde ise geri kazanım ve geri dönüşüm yöntemleri kullanılıyor.Türkiye’de yılda üretilen 20 milyon ton evsel atığın yüzde 12-15’ini geri kazanılabilir atıklar oluştururken geri kazanılabilir atıkların çöplerimizde kapladığı alan ise yüzde 35’i buluyor.
Poşete Hayır, File Kullanalım:Zonguldak Belediyesi Kent Konseyince başlatılan ''Poşete Hayır, File Kullanalım'' kampanyasıyla poşetlerin çevreye verdiği zararın önüne geçilmesi hedefleniyor. Kadınlara file yapımı kursları verilecek,malzemeler belediye ve firmalar tarafından karşılanacak,böylece kadınlar da para kazanacak.Ayrıca il il gezilecek ve dev bir file örülecek,bu dev file ile rekorlar kitabına girmek istiyorlarmış.
Işık Kirliliği:Binalardaki yapay ışıklar kuşları şaşırtıyor ve onları çoğunlukla ölümle biten bir kapana kıstırıyor.Uzmanlar, Kuzey Amerika'da en az 100 milyon kuşun -çoğunlukla da alçaktan uçan ötücü kuşların- binalara çarparak öldüğü görüşünde. Kuşların çarparak ölümünün en büyük nedeni, onları gece gündüz demeksizin şaşırtan pencere camları.Bu arada yolunu şaşıran kuşlar da kent labirentinden çıkmak için çabalarken bitkin düşüyor.FLAP (Ölümcül Işık Bilinçlendirme Programı) gönüllüleri tarafından bulunan kuşların ancak yarısı hayatta kalabiliyor ve bu kuşlar yeniden gökyüzünü salınıyor.Işık kirliliği yalnızca kuşları tehdit etmiyor.
Deniz canlıları da ışık kirliliğinden nasibini alıyorlar. 95 milyon yıldır yeryüzünde yaşayan deniz kaplumbağaları için "ışık kirliliği" büyük bir tehdit. Çünkü, deniz kaplumbağaları yumurtalarını kumsallara bırakıyorlar. Yumurtadan çıkan yavrular ise, denize kavuşabilmek için içgüdüsel olarak ayışığını ya da sudan yansıyan ışığı izliyorlar. Ama yavruların yuvadan çıktıkları kumsalda başka ışık kaynakları varsa, yavrular denize değil ışığa doğru gidiyor ve yollarını kaybediyorlar. Sonuçta çok büyük bir kısmı denize kavuşamadan ölüyor.
Son haber ise 3000 yıllık bir masal şehri Amasra'dan... Bu masalın içinde yaşayanların son dönemlerde bir de derdi var. Termik santral...
kaynak:ntv
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)